22 Şubat 2021 Pazartesi

BİR RESSAM, BİR RESİM (4)

     JEAN BAPTISTE SIMEON CHARDIN (1699-1779) - ŞALGAM SOYAN KADIN


    2020'yi kapsayan ve hâlâ devam eden şu salgın döneminde kadınlar mutfak işleriyle o kadar haşır neşir ki kendi durumumu Chardin'in bir tablosundaki kadınla özdeşleştirdim ve bu hafta ondan bahsetmeye karar verdim:) Resmin 1738'de yapıldığını düşünürsek, 300 yıla yaklaşan bir süre sonra ben de tıpkı tablodaki hemcinsim gibi, mutfakta sebze doğrarken bir ara durup "Ben neredeyim, ne yapıyorum?" duygusuyla kısa bir trans hâli yaşayabiliyorum. Görüyorum ki bazı şeyler yıllar geçse de değişmiyor. 
    Chardin'in Şalgam Soyan Kadın'ı bir "Tür Resmi (Janr)". Konusunu gündelik yaşamdan alan resimlere "Tür Resmi" deniyor. Burada görüldüğü gibi ev içi yaşam sıkça betimleniyor ancak bir pazar yeri de tür resmine sahne olabiliyor. Chardin'in yaşadığı 18.Yüzyıl, Avrupa sanatı için biraz enteresan bir yıl. Uzun bir müddet XV.Louis'nin hüküm sürdüğü Fransa'da bir yandan saray zevkiyle biçimlenen uçarı, bol kıvrımlı, süslü püslü bir dekorasyon; soylu portreleri, saray yaşantısı konulu resimler, tiyatro ve karnaval konulu olanlar, Doğu'ya duyulan ilgiyle şekillenen egzotik tablolar ve kostümler dikkat çekiyor. Diğer taraftan da gelişen ticaretle birlikte oluşan burjuva sınıfının yücelttiği çalışma ahlâkının, aile düzeninin ve saray dışı yaşamların etkilediği sanat ortamı gelişiyor. Böylece her biri Avrupa sanatının konularını oluşturuyor. Ve Fransa, her ne kadar siyasi çalkantılarla zorlansa da sanat alanında diğer Avrupa ülkelerine örnek teşkil ediyor. Öyle ki hâli hazırda Fransa'yla savaşmakta olan ülkelerin yöneticileri, Fransız sanatçıları ve zanaatkârları ülkelerine getirtmekten geri durmuyorlar. Chardin, saray ortamı dışındaki yaşamı en iyi resimleyen sanatçılardan biri. Önce natürmortlarıyla (Ölü doğa resmi) tanınsa da figürlere yöneldiğinde, tür resmi yapmaya başladığında daha çok tutuluyor. Pek çok soylu ve varlıklı müşteri kazanıyor. Tam bu noktada, benim de hocam olan Sanat Tarihçisi Prof.Dr.Semra Germaner'in "18.Yüzyıl Avrupa Resmi" kitabındaki satırlarına yer vermek isterim:
    "Chardin 'aile çevresini' çağında hiçbir sanatçının yapmadığı gibi dikkatle izlemiştir. Figürlerinde hiçbir idealizasyona yönelmez, yalın gerçeği anlatır, ders vermez ama çalışmayı bir erdem olarak sunar. Zira onun resimlerinin çoğunda çalışan ve yararlı bir iş yapan kişi betimlenmiştir. Chardin'in anlattığı çalışma, ev içindeki çalışmadır, ev işleridir. Bu iç yaşama dönük çalışmayı kadın figürünün kullanımıyla simgeleştirmiştir. Namuslu bir aile yaşamının çekirdeği olan 'ana' tipini çamaşır yıkarken, çocuklarıyla ilgilenirken ya da mutfakta çalışırken betimler."
    Yazıya konu olan resimde de mutfak ortamında bir kadın görmekteyiz. Sanatçının tüm resimlerinde görülen sakinlik burada da geçerli. Işığı en iyi kullanan ressamlardan biri olan Chardin, figürü nötr bir arka planın önüne yerleştirmiş. Kadının soyduğu şalgamlar bir kabın içinde yer alırken, diğerleri sağ yanında istiflenmiş. Yerde belli belirsiz kabuk parçaları görülmekte. Kadının sol yanındaki kütük üzerinde büyük bir et kesme bıçağı yer alıyor. O kısımda işlem bitmiş, kan damlaları göze çarpıyor. Kullanılmış ya da kullanılacak olan mutfak eşyaları da resmin aynı bölümünde. Sanatçı, figürü elindeki şalgamı soyarken bir an durduğu sırada betimlemiş. Belki yorulduğu için durdu bu kadın, belki aklına bir şey geldi ya da mutfak dışından bir ses duydu. Kim bilir? Bazı kaynaklarda hizmetçi olduğu söylenen figür için bu doğru mudur bilmiyorum. Zira sanatçının "Yemek Duası" tablosunda görülen anne figürünün giysisiyle bizim resmimizdeki kadının giysisi neredeyse aynı. O yüzden hizmetçi değil de evin annesi olsa gerek.
    Evinde çocuklarıyla mutlu, ev işlerinde mahir ya da  soylular sınıfının renkli ortamında faâl... Hangi taraftan olursa olsun 18.Yüzyıl'da kadın önemli. Kadın her iki ortamın da şekillenmesini sağlayan gizli güç. Aydınlanma çağı olan bu dönemde, Paris'te, evinin salonunda düzenlediği toplantılara aydınları, sanatçıları, bilim insanlarını davet eden soylu sınıfın ev sahibeleri etkileşim yaratarak tüm bu alanların gelişmesinde önemli rol oynuyor. Ayrıca "Salon" kavramı giderek genel bir anlama kavuşuyor ve Paris'in ardından Londra'ya uzanan, düzenli aralıklarla açılan büyük sergilere doğru evriliyor. 
    Chardin'e gelince... Sanatseverlere, tarih meraklılarına kendi döneminin aile yaşantısını resimlerle anlatan bir sanatçı olarak, değişen zevklerin etkisiyle ortamdan uzaklaşmış, kendisi gibi ressam olan oğlunun Venedik'teki intiharıyla üzgün, görme yeteneğinin azalmasıyla sıkıntılı, doğduğu şehir olan Paris'te 80 yaşında hayata veda ediyor. Fakat sanat öyle bir şey ki yıllar sonra İstanbul'da bir kadın, Chardin'in Paris'te yapmış olduğu bir resimdeki kadına bakıyor ve bir an dahi olsa onunla aynı duygudaşlıkta buluşabiliyor.
    


BİR RESSAM, BİR RESİM diğer kayıtlar:




20 yorum:

  1. Yemek yapan, dikiş diken, kahve içen genellikle kadınların konu edildiği bu tarz resimleri her zaman beğenir ve nerede görsem en ince detayına kadar incelerim. Sayende ''Tür Resmi'' olduklarını öğrendim. Giysileri bizim kadınlarımıza benziyor, evet. Etekleri biraz daha kabarık, başlarındaki Batı tarzı bonemsiler(!) hariç tabii:) Şalgamla yapılan etli bir yemek hayal ettim bu arada. Demek ki oluyormuş:)

    Gerçekten de neredeyse günün yarısını mutfakta geçirdiğimiz şu günlere uygun bir resim seçmişsin. Teşekkürler, iyi geldi. Emeğine sağlık Sezer. Sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sevgili Zeugma, ilgin için çok teşekkür ediyorum.
      Yalnız "Bizim resmimizdeki kadın" derken Türk resmini kastetmedim. Bu resmin kendisini kastettim. Sanatçının bir başka resminde anne figürünün kıyafeti de buydu, demek şalgam soyan kadın da hizmetçi değil, evin annesi demek istedim. Yorumundan sonra, yanlış anlaşılmış olabileceğimi düşünerek paragrafın sonuna "O yüzden hizmetçi değil de evin annesi olsa gerek" cümlesini ekledim. Fakat senin yorumun da havada kalmasın diye "Zira sanatçının "Yemek Duası" tablosunda görülen anne figürünün giysisiyle bizim resmimizdeki kadının giysisi neredeyse aynı" cümlesini silmedim. Tekrar teşekkür ediyorum. Benden de kocaman sevgiler...

      Sil
  2. Resimlerinde çalışan biri vardır.. ne güzel bir tanim belki de ben manzaradan çok insan severim ondan

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Figürlü resimler hep ilgi çeker değil mi?:)
      Teşekkürler Sevda, sevgiler...

      Sil
  3. Her iki çalışma çok hoş; genç kadının üretimi ve yorgunluk giderirken yoğun düşünceleri ve yüzyıllar sonra İstanbul'dan sanatın hücrelerine uzanan bir başka kadın; TEŞEKKÜRLER,sıkıcı olmadan,kendi özgün düşüncelerinizi katarak; değerli bir çalışma...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ben çok teşekkür ediyorum, beğenmenize sevindim.
      Sevgiler...

      Sil
  4. Salgından dolayı herkes evde sürekli 3 öğün evde dolayısıyla yemek olayı bitmek bilmiyor kadını çok iyi anlayabiliyorum ben de.....Değerli bilgiler için çok teşekkür ederiz...sevgiler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Chardin'in kadınını en iyi biz anlarız:)
      Benden de seviler, teşekkür ediyorum...

      Sil
  5. Resimlere öylesine bakıp, hoş resim deyip geçmek de insanın sanat keyfine iyi geliyor. Diğer taraftan, sizin işi bilen nefis anlatımınızın rehberlik etmesinin tadı bambaşka oluyor.
    Çok teşekkür ederim. :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok naziksiniz, çok teşekkür ediyorum:) Ben de bu seriyle bilgilerimi tekrar gözden geçirir oldum, iyi geldi.
      Sevgilerimle...

      Sil
  6. biz de yapalım, pancar soyan kadın, resmiiii :) bakla ayıklayan kikiki )

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yapalım Deep. Bu salgın dönemin de mutfakta denemediğimiz ne kaldı?:)

      Sil
  7. Vuv! Kelimeleri yan yana getirebilme beceriniz üst seviye. Yazılanların kalitesini ölçmek benim işim olmasa da okuduklarımı kendi içimde tadımlarım. Bunun içinde yazılanların bir kısmınu sesli okurum. Okurken hiçbir kayma göstermeyen müzikal bir ritmin içerisindeyim sandım. Okuduğum birçok blog yazarından uslup bakımından yetkin olduğunuzu söylebilirim. Bunları çok kısa okumalarım sonucu söylüyorum. Dahasınu okumak için bir başka zaman daha geleceğim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Nezaketinize teşekkür ediyorum, çok mutlu oldum.
      Sevgilerimle...

      Sil
  8. Bu tür resimler dönemin yaşantısı hakkında da fikir veriyor, o yönüyle de ayrı bir değerli, kaleminize sağlık, yine güzel bir içerik olmuş.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Fotoğraf makinesi yokken ressamlar vardı değil mi?:) Çok teşekkür ederim Arif.

      Sil
  9. Verdiğin emekler ve bana kattığın bilgiler için çok teşekkür ederim, hiç yetenek olmasa da resim üzerine kendimde, ressamlar her zaman dikkatimi çekmeyi başarmıştır.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sözlerinle mutlu oldum Eylem. Çok çok teşekkür ediyorum:) Kocaman sevgiler benden...

      Sil
  10. Resme bakınca ilk aklıma gelen "Bazı şeyler hiç değişmiyor" oldu :)

    İmzasının yeri de ne kadar ilginç.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle:)
      Eveeet, dikkatine bravo! Chardin imzayı duvara atmış.

      Sil

Yorumu olan?