4 Nisan 2020 Cumartesi

BOŞ... BELKİ DE ÇOK DOLU... BİLEMEDİM.

   
(Yazı fotoğrafsız kalmasın. Geçen sene bu zamanlardan... Ben, gıdım ve çiçeklerim.)
    Bugün iyiyiz. Fakat dün üçümüz de sıkıntılıydık. Kalktım saçlarımı değişik şekillerde toplamaya başladım. Birkaç sene öncesine kadar renkli bandaları, eşarpları çok kullanırdım. Niyeyse uzaklaştım bir süredir. Fırsat bu fırsat dedim, tekrar çıkardım hepsini ortaya. En son İstanbul desenli olanında karar kılıp kafamın tepesinde, yanlamasına koca bir fiyonk yaptım. Maksat gözümle göremediğim şehrimi başımın üzerinde taşıyayım. Sokaklarında özgürce dolaşacağımız günlere dair bir nevi totem yani:) Kendi kendime çok güldüm. 

   Sabah sabah diyemeyeceğim, Orhun öğle saatlerinde uyanır uyanmaz küçük bir anksiyete krizi yaşar gibi "Ben çalışmak istiyorum, işimi yapmak istiyorum" dedi. Her yaş gurubunun kaygısı ayrı bugünlerde. Hayata atılma evresindeki gençler tam bu aşamada inanılmaz bir engelle karşılaştılar. Atlayıp geçmesi ne kadar sürecek belirsiz. Endişelenmekte haklılar yani. Rahatlatmaya çalıştık. "Nasıl olsa ileride bıkana kadar çalışacaksın oğlum! O günler de gelecek, üzülme!" dedik. Aslında rahat görünüyordu. Tüm dünya duraklamada olduğu için fazla takmıyor gibiydi fakat sakin kalmaya çalışsak da hepimizin içinde öyle fırtınalar kopuyor ki zaman zaman ortaya çıkmaması imkânsız. Lise zamanındaki kaygılı halleri beni çok yormuştu, yeni krizler istemiyorum açıkçası. İş, güç hepsi zamanla halledilecek, su akacak ve yolunu bulacak. Yeter ki sağlık olsun! Orhun'un haftada bir on-line dersi var.  Tezini nasıl sunacağı konusunda henüz bilgi gelmedi. Bunlar biraz oyalıyor onu. Biraz yazıyor, biraz çiziyor. Hepimiz gibi bekliyor. 
    Babamız ise dün birden kalkıp ellerini arkasında birleştirip dedeler gibi turlamaya başladı evin içinde. Dizi izlemekten sıkılmış. Yürüdü yürüdü, sonra "Orhun ya, Play Station'da benim oynayacağım hangi oyunlar var?" dedi:) Tabii ya! Niye daha önce aklımıza gelmediyse. Birkaç senedir oynamıyordu. O arada oyunlar iyice gelişmiş. Kendi bildiklerinden başladı ufak ufak. Herkesin kendini oyalaması benim için önemli. Çünkü ortamda sıkılan oldu mu onun tüm hislerini çekerim ben. Ayrı ayrı uğraşlarımız olması iyi ancak biz bir aileyiz, ortak eğlencelerimiz de olacak. Bu akşam 3-5-8 oynayacağız örneğin:)
    Bein.connect'te Big Little Lies'a başladım. Dört gözle beklenenen La Casa De Papel'in son sezonunu henüz izlemedim. Yakında izlerim. Beat Kuşağı kitaplarından en önemlisi sayılan Yolda'yı henüz okumamıştım. Tam zamanı olduğunu düşünerek buna başladım. Jack Kerouac'la yollara düştüm, umarsızca geziyorum. Ekmek yapımına hızla devam ediyorum, yoğurtlarım hâlâ sulu oluyor. Ekmekteki başarım beni şaşırttı. Kabardıkça kabarıyorlar maşallah! :) Yemek yaparken Fikret Şeneş Şarkıları albümünü dinliyorum. 70'ler, 80'ler, 90'lar... Tanıdık şarkılar. Yeğenimi özledim. Arada görüntülü konuşuyoruz. 15 yaşında, sarılarak sevgisini belli etmeye programlı bir genç kız kendisi. Yapışık gezerdik. Bu durumlar sevgi pıtırcığımı da ayrı zorluyor.
    İşte böyle... Dün yazsam zehir zemberek bir yazı çıkardı ortaya. Öylesi zamanlarda tutuyorum kendimi. Böyle böyle aşacağız. Dünyanın herhangi bir yerindeki insanla aynı şeyleri yaşamak, aynı şeyleri düşünüyor olmak çok acayip değil mi bu arada? 






41 yorum:

  1. "Çünkü ortamda sıkılan oldu mu onun tüm hislerini çekerim ben". Çak Sezercim (sosyal mesafeyi koruyarak tabii ki :) Aynen ben de öyleyim, niye acaba? Benim yüzümden sıkılmıyorlar sonuçta ve belki ben de aynı derecede hatta daha fazla sıkılıyorum. Ama huy işte, çocukluğa inmek gerek.
    Birkaç saat önce sizin dünkü ruh hallerinizden birine fena halde düştüm, "her şey bitti" duygusu hakim oldu bünyede, ne yapsam bilemedim. Şimdi biraz sakinledim. arada torunun fotoğrafı gelince biraz gevşiyorum. Tez bitsin bu günler...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Empati Nurşen Hocam:) Empati yeteneği bazı insanlarda daha gelişmiştir biliyorsunuz. Acı, sevinç, hüzün vs. her birini hissederim. Ve ona göre davranma inceliğini abartırım. Memnun olduğumu söyleyemeyeceğim aslında:) Dozunda olması iyi fakat fazlalaşınca zarar veriyor.
      Her şeye rağmen bebekler umudu aşılayan en şahane varlıklar. İyi ki torununuz var:) Sağlıklı, huzurlu günleri olsun. Olacak da zaten.
      Sevgiler... Mesafeli mesafeli öperim:)

      Sil
  2. Ekmeklerinin güzel kabarmasına sevindim, eline sağlık, afiyetle tüketin.
    Bu aralar marketlerde maya kalmamış diyorlar:) Ben henüz ekmek yapmadım ama başka hamur işlerini sıksık yapıyorum, pişi veya peynirli poğaça. Artık 100 kilo olurum herhalde:))
    Sevgiler:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bir miktar mayam var, idareli kullanıyorum:) Pişiye çok un gidiyor, bizim erkekler çok yiyor. Öyle işlere girişmedim:) Senin de ellerine sağlık Müjde. Sevgiler...

      Sil
  3. İstanbul'u baş üzerinde taşımak :) Nasıl güzelsiniz böyle.

    Çok okuyanlarda empati gelişirmiş canım. Hayır, iyi tarafı da var, kötü tarafı da... İlaç gibiymiş bu okuma tutkusu da. Yan etkileri de sizin, benim gilerde çıkıyor böyle :)

    Neyse oyunları bulmak iyi olmuş. Umarım uzun süre idare eder onları.
    Geçecek, geçecek bugünler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bugün de İtalya'nın hatırına Venedik'ten hatıra maske şeklindeki küpelerimi taktım:) Totemler, totemler... :)
      Teşekkürler Tülin Hanım, sevgiler...

      Sil
  4. Merhabalar.
    Dinamik insanları dört duvar içinde tutmak çok zor. Ben bile emekl bir devlet memuru olmama rağmen yürüyüşlere çıkardım ve abartı değil günlük 3-5 km. yürürken ayda bir iki kez 22 km. yol yürürdüm. Şimdi evde hapis oldum. Elim boş, vaktim var ancak huzursuz olduğum için kitap okuyamıyorum. Kitap okuyabilmek için huzurlu olmalıyım. Yani gürk yatmış tavuk gibi olmalıyım. Gürk yatmış ya da yumurtlayacak tavuk rahatsız edilmekten hoşlanmaz.

    "Tüm dünya duraklamada olduğu için fazla takmıyor gibiydi fakat sakin kalmaya çalışsak da hepimizin içinde öyle fırtınalar kopuyor ki zaman zaman ortaya çıkmaması imkânsız." Durumu ne kadar güzel bir şekilde özetlemişsiniz. Kaleminize ve yüreğinize sağlıklar dilerim. Baba bile can sıkıntısından dolayı oynayabileceği oyun olup olmadığını evladına sorar hale gelmişiz.

    Ya sabır deyip, beklemekten ve bu bekleme sürecinde de kendimize tatlı ve güzel uğraşlar bulmaktan başka bir çare yoktur. Memleketime bir gidebilseydim, bir dönümlük bahçesi bulunan müstakil evimizde zaman bize yetmeyecekti.
    Selam ve saygılarımla.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yürüyüşlere çıkamamak benim de canımı sıkıyor. Tenha yerleşimlerde, ormanlık alan vs. içinde yine yürünür fakat İstanbul'da imkânsız gibi bir şey. Umarım durumlar hafifler, siz de bahçeli evinize geçersiniz. Bu zamanda öyle bir evde olmak en iyisi:)
      Teşekkürler Recep Bey, sağlıkla kalın.

      Sil
  5. Yoğurt mayalarken süt sıcak değil, soğuğa yakın ılıklıkta olunca taş gibi tutuyor. Yani böyle parmağını sokunca 10 saniye dayanacağın kadar değil, baya hiç yakmasın istediğin kadar tut parmağını içinde. Küçük kavanozlarda mayalıyorum ben. Kapak kapatmıyorum, fırının içine tepsiyi koyuyorum, sofra bezini serip kavanozları yerleştiriyorum, kavanozları üstüne süzgeç koyup sofra bezini süzgecin üzerine kapatıyorum. Bu şekilde mayalanırken, fazla sıvı buharlaşıyor, sulu kalmıyor :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bunları ve başka yöntemleri denedim fakat hep farklı zamanlarda farklı kombinasyonlarla:) Bir gün uygun yöntemleri denk getireceğim:) Teşekkür ediyorum.

      Sil
    2. Tam da dediğiniz gibi herkes için uygun bir yöntem var. Onu bulana dek zor, bir kez bulduktan sonra otomatiğe bağlanıyor her şey :)

      Sil
  6. Selam.
    Sanırım evde kaldığımız günler uzadıkça endişelerimiz, sıkıntılarımızda ortaya çıkıyor.
    Bende kendimi ara ara sinirli buluyorum. Başlarda böyle değildim mesela.
    Özellikle işe başlayan ya da okuyan gençleirn böyle hissetmesi ve ona destek olmak zordur diye düşünüyorum. Kendi 20'li yaşlarım gelince aklıma.
    Az kaldı bu gidişle bende ekmek yapacağım.
    Big Little Lies favorimdir... İyi izlemeler.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Daha az dışarıya çıkmak için ekmek yapıyorum:) Önceden denediğim bir şey değildi. İyi oldu,öğrenmiş oldum.
      Bazen sinirleniyoruz, bazen şapşallaşıp ne düşüneceğimizi bilmiyoruz. Dalgalı bir denizde savrulıp duruyoruz Gülşah. Dileyelim uzun sürmesin.
      Çok teşekkürler, sevgiler...

      Sil
  7. Yazının en değerli cümlesi en sona saklanmış: "Dünyanın herhangi bir yerindeki insanla aynı şeyleri yaşamak, aynı şeyleri düşünüyor olmak çok acayip değil mi bu arada?" Hiç bu açıdan düşünmemiştim, ne kadar özel bir durumun içinde olduğumuzun öz bir ifadesi. Geceme ışık oldu :) Neşeli ve sağlıklı sevgilerle :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum, çok naziksin:) Tarihe tanıklık ederken tarihi de yazıyoruz aynı zamanda. İleride bu zamandan, bu zamanın insan davranışlarından, sürecin sonunda nelerin değiştiğinden bahsedilecek. Hep beraber, aynı duygularla inşa ediyoruz tarihi. Yarınımız bugünden çok daha güzel olsun:) Sevgiler, sağlıkla kal!

      Sil
  8. Yeğenini ben de çok sevmiştim. Nisan'dı galiba adı:)
    Dışardan hiç ekmek almadım üç haftadır falan. Kim bilir kaç kişi ellemiş olacak o ekmeği, mümkün değil almam. Maya kalmamış piyasada. Bende 5-6 paket kaldı. Olmazsa şimdiden bir ekşi maya başlatayım bari. Uzun bir ara verdiğim için bozulmuştu yine bir önceki.
    Siz yine gayet iyisiniz. Evde çok huzursuzluklar çıktığı haberi vardı bu akşam TV'lerde:)) Dün Twitter'da bir hesaba rastladım. Adam avukat. Eşi ve küçük kızıyla yere bir örtü açmışlar, her gün başka bir etkinlik yapıyorlar. Resim, patates baskısı, vb. Başkalarına da sıkılmasın yapsın diye videoya çekiyorlar. Hepimiz aynıyız bir tarafından aslında. Bu günler geçince acısını çıkarırız inşallah. Sevgiler Sezer:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Evet Nisan:) Niçuşka'm benim:) Çok teşekkür ediyorum Zeugma.
      Birçok evde huzursuzluk çıkması beklenen bir şey ve üzücü:( Çok düşünüyorum bu konuyu. Ailede huzursuzluk varsa muhtemelen bu dönemde daha da artacaktır. Annenin, babanın işsiz kaldığı durumlar da çoktur. O da stresi arttırır. Dilerim herkes olabildiğince iyi olsun, evler huzurlu olsun.
      Bizim oğlanın yaşının büyük olması iyi. Küçük çocukları evin içinde bütün gün oyalamak çok zor:)
      Sevgiler, öpücükler benden sana...

      Sil
  9. Benimkilerde evde şu an sessiz.Online dersleri p.tesi başlayacak.Sanki yarım kalan bir hayatları var ve üzülüyorlar,özlüyorlar.Bende bir patlama yaşayacaklar diye korkuyorum.Kızım mezun olacak,tıpkı orhun gibi tezi var ,nasıl yapıcaz diye dertlenip duruyor.Kendimi sırf onlar için güçlü tutuyorum. Yılmamak lazım.
    Bandanalar güzel fikir ,denemek lazım.Benim için, akları da güzel kamufle eder:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Ekstra güçlü durmaya çalıştığımız doğru. Kolaylıklar diliyorum.
      Bende beyazlar yeni yeni çıkıyor ama geçen gün aynı şeyi düşündüm:)
      Sevgiler Mehtap...

      Sil
  10. Merhaba Sezer Hanım,
    Sıkılanların tüm hislerini çekebilmek, dünyanın herhangi bir yerindeki insanın duygularını yaşamak büyük bir meziyettir. Kutlarım. Bu meziyetleri nasıl kazandığınızı sormayacağım; anlatıyorsunuz zaten:
    Aile bireylerinin ahengiyle uğraşmak, yemek yaparken şarkı dinlemek, görüntülü olarak telefonla konuşmak, okumak ve de roman karakteriyle yollara düşmek vb. Tek kelimeyle maşallah.
    Bu arada, okuyucuları da düşünerek bazı günleri yazıya dökmemek…
    Bütün bunlar birikimin, kültürün, insan gibi insan olmanın göstergeleri. Tebrik ederim.
    Bu arada, 6-7 senedir birbirimizin bloglarını okuyoruz. Onun için iltifat yapmadığımı, yapamadığımı bilirsiniz. Az bile yazdım.
    Güzel alışkanlıklarınızın devam etmesi ve erdemlerinizin herkese de örnek olması dileğiyle saygılar…

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sabahattin Hocam çok çok teşekkür ediyorum. O kadar mutlu oldum ki. Hem yılların yaşanmışlığıyla hem mesleğinizin kazandırdığı deneyimlerle yaptığınız gözlemlere çok değer veriyorum. Bu yüzden sözleriniz mahcup etti, mutlu eti. Orhun'a da okudum, sizden bahsettim. Sağ olun, çok yaşayın. Ellerinizden öpüyoruz.

      Sil
  11. Proföser aşkımı ben de bekletiyorum, izlemiyorum hemen. Karantinanın en beter günlerine mi saklasak, doğsa şöyle güneş gibi eueuhueh :D

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :))) Ben de hem hazır hissetmek istedim, hem de kendimce cool davranayım da hemen atlayanlardan olmayayım dedim:)

      Sil
  12. Dünyanın aynı anda, aynı şeyleri yaşaması çok ilginç gerçekten. Yabancı arkadaşlarımla konuşuyoruz arada, hepimizin hayatı, düşünceleri aynı. Bu belirsizlik yanında stresi getiriyor, sınıfta geçen günlerimi arıyorum ama evde olmaktan da memnunum. Sadece bu şekilde ders çalışmak bana garip geliyor, canlı derslerin süresini kısa tutmuşlar 4 dersi hoca 1 saate sığdırmaya çalışıyor. Verim çok düşük herkes için.
    Banadana fikri de harika :)) Sevgiyle :))

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Orhun'un dersi normalde hangi gün ve hangi saatteyse sanalda da aynı saatlerde yapılıyor. Adam 3 saat ders anlatıyor:)
      Bandanalarla oynamak bugünlerde iyi geliyor:) Sevgiler, sağlıkla kal!

      Sil
  13. Her şey yoluna girince Orhun'da işe girecek ve yıllar sonra işinden şikayet edecek bu sefer:) Hayat böyle işte...Ben de ilk mezun olduğum zamanları hatırladım. İşe hemen giremedim diye ne büyük stres yapmıştım.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yeter ki normale dönelim değil mi? O da bizler gibi yolunu bulacak:)
      Sevgiler Gamze...

      Sil
  14. Hiç birimizin hazır olmadığı , hatta bir fikrinin olmadığı bir süreç yaşıyoruz. Bizim evde de bir kavga bir huzur bir sinir krizi bir gülme krizi oluyor...Herkes bambaşka ruh halinde...Bir an önce bitsin kendimize kavuşalım...

    YanıtlayınSil
  15. Selamlar sizleri takipteyim sizde son yazıma yorum yapıp takip ederseniz çok ama çok mutlu olurum :)

    YanıtlayınSil
  16. yolda, on the road, güzel kitap, filmi de var bak izleyebilirsin. ben de bol dizi izliyom oh tam tatil oldu valla, dizi kitap film puding. geçcek geçcek sabır :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Filmi biliyorum ama izler miyim bilemedim, sırada çok film var çünkü:) Tatil diyelim bari ne diyelim o zaman:) Normalde istemeyiz ama bu tatilin çabuk bitmesini istiyoruz deep:)

      Sil
  17. Bizi aynı duygu düşüncede birleştiren bu lanet corona virüsü. Kurtuluş aynı kurallara uymaktır çünkü. Çünkü hepimiz insanlık ailesindeniz. Ve insanlık için empati içindeyiz. Birimizin sağlığı diğerimize bağlı. Hepimizin sağlığı bütün insanlığa bağlı. Şu zor günlerde okyanus azgın bir deniz, okyanusta sanki hepimiz, gıcırdayan Nuh'un gemisindeyiz. Sonumuz hayrolsun vesselam.

    YanıtlayınSil
  18. Haklısınız, birimizin sağlığı diğerine bağlı. Bu bilinçle davranıp çabuk atlatmak mesele.
    Güzel günler yakında olsun!

    YanıtlayınSil
  19. feriha hanımı sevmiştindii yeni bölüm geldiii :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. her yazını okuyorum ama Feriha Hanım'ı ayrı seviyorum:) Hemen bakacağım.

      Sil
  20. Biz henüz sıkılmadık. Ev egitimi nedeniyle her gün saatlerimizdersle geçiyor. Bloglardan bu yüzden uzak kaldım gezemedim.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Arkadaşlarımdan görüyorum, dersler epeyi oyalıyor. Kolay gelsin:)

      Sil
  21. Gençler için zor bir durum, kendilerini hayattan kopmuş gibi hissediyorlar... Bu dönemde genç tanıdıklarımda bu tarz tepkiler çoğunlukta ve sıkılıyorlar. Hatta geçen birisi ile konuşurken sıkıldım dediğim günler geldi aklıma, annem çok şaşırırdı nasıl sıkılabiliyorsun diye.. Çözüm önerileri beni hiç açmazdı :) Yaş ilerledikçe tahammülümüz artıyor sanırım..

    Geçen sene taş gibi yoğurt yapardım ama şimdilerde benim de sulu sulu oluyor nedenini bir türlü anlamadım.. Yine de ev yoğurdu candır diyorum ;)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Dilerim gençlerin, çocukların önünde çok daha iyi bir dünya düzeni oluşuyordur. Şu durumdan artılarla çıkmalıyız.
      Bu yoğurtlar niye böyle oldu? :) Sana kolay gelsin, afiyet olsun. Ben yoğurt işinden vazgeçtim:)

      Sil

Yorumu olan?