21 Eylül 2015 Pazartesi

BİR FİLM... EVEREST...

   

    Bugün eşim şehir dışında görevde olduğu için, Orhun da evden çıkmak istemediği için tek başıma sinemaya gittim. Arada sırada yaparım ve severim. Everest'i tercih ettim. Gerçek hayat hikayelerini anlatan filmleri seviyorum.

    Everest, 3D IMAX teknolojisiyle çekilmiş bir film. Bu teknolojinin kullanılması yerinde olmuş çünkü yansıtılmaya çalışılan dağ ve fırtına görüntüleri böylece daha etkili bir hal almış. Ben tabii tamamen amatör bir seyirci olarak konuşuyorum. Çünkü eleştirilere biraz göz gezdirdim, görüntüleri beğenmeyene, acemice bulana rastladım. Bana hiç de öyle gelmediğini belirtmeliyim. Herhangi bir sanat eseri bana iyi hissettiriyorsa eleştirileri umursamam açıkçası. Filmin IMDB puanı 7.5. Pek fena değil.
    Konusuna gelirsek... Everest'in hikayesi 1996 yılında yaşanmış gerçek bir olaya dayanıyor. 2 rehber -ki bunu tamamen ticari nedenlerle yapıyorlar fakat kendileri de dağlara tutkulu- ve beraberindeki dağcıların, dünyanın en yüksek dağı olan Everest'e tırmanma heveslerini ve bunu başardıktan sonra dönüş yoluna geçtiklerinde kopan fırtına nedeniyle verdikleri yaşam mücadelesini anlatıyor. Olayı anlatan kitaplardan derlenerek yazılmış. Bir eleştiride "Bu kadar yüksek bütçeli bir filmde duygu sömürüsü yapılmaması, gerçekçi olması bir başarı" minvalinde sözler söylenmiş. Duygu sömürüsü yoktu belki ama inanın salonda burnunu çeke çeke ağlayan bir çok insan oldu. Duygusal bir film sayılabilir yani. Perdede izlediğimiz sanatçıların aslında zor durumdaki gerçek insanları canlandırmış olması mı bu duygusallığı sağladı bilemiyorum.
    Filmi izlemeye giderken aslında konuyu biliyorsun ve başında karakterler tanıtılırken "Kim ölür, kim kalır?" tahmini yapıyorsun belki ama baştan sona temponun düşmemesi bir başarı. Hareketli sahnelerle değil de merak duygusuyla sağlanıyor bu tempo devamlılığı. Güzeldi. Ben çok beğendim, etkilendim. Ve düşündüm. "Bu insanların akıllarından zorları mı var ki o kadar masraf yapıp, dönüp dönmeyecekleri belli olmayan bir yola çıkıyorlar? Müthiş bir efor sarfediyorlar? Ölmeyi bırak, belki de ellerini, ayaklarını bırakacaklar o dağda. Mesela filmde bir postacı vardı ki adamın bu iş için para biriktirdiğini, bunu bilen anlayışlı rehberimizin ona indirim yaptığını öğreniyoruz. Ben bunları düşünürken, dağcı grubun içerisindeki gazetecinin diğerlerine "Neden tırmanıyorsunuz? Niye seviyorsunuz?" dediği sahne geldi. Benim düşünüp de bulamadığım bu sorunun cevabını dağcılar da veremediler. Bu farklı bir tutku demek ki. Aslında ben de dağcı hikayelerini duyunca -tabii olumlu olanlarını- heves etmiyor değilim. Ancak imkanı yok öyle bir işe kalkışamam. Filmi seyrederken bizim Kotor'da 260 m.'ye yaptığımız turistik tırmanışımızı ballandıra ballandıra anlatışım geldi:) Utandım:) Adamlar 8848 m.'ye tırmandılar:) Dünyanın en yüksek dağı olan Everest bazılarını çekiyor demek ki.
    Bu aşamada Everest'e tırmanan ilk Türk olan Nasuh Mahruki'yi de anmak isterim. Bu tırmanışını anlattığını bir kitabını okumuştum seneler önce. Hayran kalmıştım. 
Kitapları da müthiştir.
    Gerçek bir hikayeye dayanması, çekim tekniği vs. bir yana, bu filmin en etkileyici yanlarından biri de doğayla şaka olmayacağını bir kez daha göstermiş olması. 
Sen istediğin planı yap, tabiat istemezse amacına ulaşman çok zor.
    İşte böyle. Film yeni vizyona girdi. Önümüz tatil. Seyretmek isteyenler için tavsiye etmek istedim.

    EVEREST
    Yönetmen: Baltasar Kormakur (İzlandalı Yönetmen)
    Oyuncular: Keira Knightley, Jake Gyllenhaal (Çok severim), Sam Worthington, Robin Wright, Josh Brolin, Emily Watson  (Ve dahası var aslında)




    
  

6 yorum:

  1. Dün aksam (yani cumartesi) sinemaya gitmek istedik biz de esimle. Hangi filmler var diye baktik, ben Everest'i izlesek mi dedim, esim pek istekli degildi. Sonra "Selfless"i izledik. O da cok heyecanli ve sürükleyici bir filmdi, cok sevdik. Ama bu Everest'i de izlemem lazim bu yorumundan sonra Sezer'cigim:)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. İzleyince fikrini yaz bana, bakalım beğenmiş misin. Boşa tavsiye etmemişimdir umarım:)

      Sil
  2. Çok ilginç bir hobi bu aslında. Ama bu uğurda ölmeyi göze aldıklarına göre gerçekten büyük bir haz yaşatıyor olmalı. Bencede yorumların ziyade senin beğenip beğenmemen daha önemli. :))

    YanıtlayınSil
  3. Filmi merak ettim.Hala sinemada gösterimdeyse ben de gideyim.

    YanıtlayınSil

Yorumu olan?