2 Şubat 2015 Pazartesi

BOYHOOD...

   

    Bu  akşam Boyhood'u seyrettik. Ne zamandır aklımdaydı ancak bir türlü seyretmeye fırsat bulamamıştık. Aslında filmleri sinema salonunda izlemeyi tercih ederim. Çünkü evde dikkatimi veremiyorum. Fakat baktım olmuyor, bu kez bu filmi Turkcell TV'den kiralamaya karar verdim. İyi de oldu. 
    Bilen bilir, Boyhood bu sene En İyi Film ve En İyi Yönetmen kategorileri de dahil olmak üzere 6 dalda Oscar adayı. Filmi ilginç kılan özelliği 12 senede çekilmiş olması. Önce 6 yaşındaki Mason'la tanışıyoruz ve 12 yıl boyunca onun günden güne büyümesine, büyüdükçe ailesiyle ve çevresiyle olan ilişkilerinin nasıl ilerlediğine tanık oluyoruz. İlkokul birinci sınıfta başlayan yolculuk Mason'ın üniversiteye başlamasıyla bitiyor. Oyuncular aynı ama filmin başındaki ve sonundaki fiziksel durumları farklı. Dile kolay, aradan 12 yıl geçiyor çünkü. Ve bu da çarpıcı bir durum yaratıyor. Etkileyici bir fikir, belgesel tadında bir film. Yönetmen Richard Linklater. (Önceki işlerinden bahsedip yazıyı uzatmayayım, kısaca severim kendisini). 
    Her seyrettiğim filmin kritiğini yapmıyorum burada. Boyhood neden farklı? 
Çünkü çok duygulandım, çok etkilendim. 6 yaşındaki Ellar Coltrane'in, yani Mason'ın 
-tabii bir de ablasının- yıldan yıla büyümesini izlerken oğlumun çocukluktan gençliğe geçişi canlandı gözümde. 6 yaşındaki o komik cevapları, 11-12 yaşlarındaki tombul halleri, 15-16 yaşlarındaki sessizlik, kendini bulma yolunda devamlı değişen fikirler, üniversiteye hazırlık aşamasında "Ne yapacağım? Ne olacağım?" kaygısı... 
Hepsi öyle tanıdık ki. Hepimizin yaşadığı şeyler, hepimizin çocuklarımızda gözlemlediğimiz haller. Öyle ya da böyle çok çabuk geçiyor zaman. Bugünlerde fazlaca düşündüğüm konular üzerine hislerime tercüman olan bir filmdi. O yüzden daha da etkilendim sanırım. Mason üniversite eğitimi için başka şehirde yaşamak üzere toparlanırken annesinin yaşadığı ufak panik 1,5 sene sonraki halimi gösterdi:) Orhun'un da üniversite için planları var tabii ve inşallah gerçekleşir. Her anne gibi hayallerini gerçekleştirmesini ve mutlu olmasını çok istiyorum. Fakat bir yandan ufak ufak panik başladı bende. Mason'ın annesinin, oğlu toparlanırken "Hep bu günü hayal etmiştim ama neden bu kadar mutlusun?" diye bir çıkışı vardı ki çok güldüm. 
"Ne zaman büyüdü bu çocuk?" deriz ya hep, o sorunun cevabını 3 saate sığdırmış yönetmen Richard Linklater. Bunu aynı karakteri canlandıran farklı yaşlardaki farklı oyuncularla verseydi böyle çarpıcı olmazdı. Aynı çocuğu büyütmesi çok akıllıca ve 12 yıl gösterilen sabır da alkışı hak ediyor.
    Boyhood beni böyle etkiledi işte. Başroldeki Ellar'ın annesi nasıl etkilenmiştir 
kim bilir:) Onlar için de hoş bir anı olmuş olmalı bu film. Şanslı bir oyuncu aslında. 
Biraz da belgesel tadındaki bu film 3 saate yakın sürüyor ve doğal olarak biraz yavaş ilerliyor. Ancak ben kesinlikle sıkılmadım. Geçen sene İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali'nde kapanış filmi olarak gösterilen Boyhood, Oscar'dan önce uluslararası alanda bazı ödülleri almış bile. Oscar'ın da favorileri arasında gösteriliyor. Henüz izlememiş olanlara şiddetle tavsiye ederim. 




 
 

3 yorum:

  1. Bu yorumu galiba 3. kez yazıyorum :( Diğerleri geldimi gelmedimi anlamadım.
    Bu sene kesin karar vermiştim oscar adayı filmleri mutlaka izleyecektim ama olmadı ne yazık ki. Buralara gelmesi ya bekleniyor birçok filmin yada hiç gelmedi ne yazıkki :(
    Bu film aralarında en çok merak ettiklerimden. Şimdi senden de duyunca izlemem şart olsu artık.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sanırım yorumlarda bir tuhaflık var bugünlerde Şebnemcim. Başka bloglarda da okudum.
      Burada da her sinemada olmuyor iyi filmler. Çoğunda abuk subuk komedi filmlerini oynatıyorlar haftalarca.
      Biraz yolu göze almam gerekiyor iyileri seyretmek için.

      Sil
  2. Bu film aklımda gerçekten. Ben de ilk kez adını Filmekimi`nde duydum geçtiğimiz yıl. Pek verimli geçmedi benim açımdan ve gidemedim özetle. En kısa zamanda izlemek istiyorum:)Buralara gelmez zaten, bulup izleyeceğiz yolu yok.

    YanıtlayınSil

Yorumu olan?