23 Şubat 2015 Pazartesi

ATARA ATAR, GİDERE GİDER...



    Çok şeye hayret ediyorum, çok şeye kızıyorum nicedir. Ya sabır diyorum. Ya sabır... Fakat nereye kadar? Bazen patlıyorum. Hiç huyum olmadığı halde dün Facebook'ta bir arkadaşla - hatta söze karışan bir başka arkadaşla daha- ufak yollu atıştım. 
Huyum değildir çünkü sosyal medyada kim ne isterse onu yazsın, kim ne isterse paylaşsın fikrindeyimdir. Benim bu düşüncemin tam tersine, farkındasınızdır bazı sosyal medya kullanıcılarında enteresan bir baskı uygulama huyu var. Bir arkadaşım 
Ege Üniversitesi'nde öldürülen gencimizi kastederek "Niye yazmıyorsunuz? 
Niye paylaşmıyorsunuz? Şöylesiniz, böylesiniz" diye abartılı bir serzenişte bulunmuş. Ben de onu görünce Facebook'ta yapılan paylaşımların, ağlanmaların ne işe yaradığını sordum. Çözüm Facebook'ta paylaşımda bulunmakla gelmiyor dedim. Bu minvalde fikirlerimi belittim uzun uzun. Bir arkadaş daha katıldı. İkisini de severim, güzel güzel tartıştık. Ancak ben sosyal medyada kimin ne yapıp ne yapmaması gerektiğini söyleyen insanlardan sıkıldım. Sabah kalkıp televizyonu açmadıysan, internete girmediysen, dünyadan haberin yoksa henüz ve aslında ülkede fırtınalar koptuysa, 
sen de bilmeden internete girip ilk olarak keyifli bir paylaşım yaptıysan yandın mesela. Duyarsız ilan edilirsin hemen. Bu ve bunun gibi şeyler... Anlatabiliyor muyum? 
Ya da artık bezmişsindir, bıkmışsındır üst üste gelen ölümlerden, haksızlıklardan, 
çok üzgünsündür, bir şey yazasın gelmez. Kalakalırsın. İşte böyle zamanlarda da yanlış anlaşılabilirsin. Vs.vs.vs. Ben de bugün bu konuda nazımın geçtiği bir arkadaşıma patladım işte.
    Aslında dün iki kere patlamışım. İnternet sitelerinden birinde Oscar'a aday filmlerden The Imitation Game'i tanıtan bir yazının girizgahında "Apple'ın elmasına da ilham veren Alan Turing'in hayatı" şeklinde bir tanıtım yazılmıştı. Bu sefer rastgele, sağdan soldan topladığı bilgilerle internet sitelerinde, gazetelerde, dergilerde yazan arkadaşlara biriken sinirim dışarı vurdu. Yazının yorum kısmına "Alan Turing'in siyanürlü elmayla intiharı Apple şirketinin logosuna ilham vermemiştir. Steve Jobs'a bu konu sorulduğunda bunun böyle olmadığını belirtmiş ve 'Aslında güzel fikirmiş' diye eklemiştir. Biyografisinde yazmaktadır. Okuyunuz" yazdım. Geldiler bana:) 
Herkes her şeyi bilmez, bilmek zorunda da değildir. Ancak atıp tutmamak zorundadır bana göre. Gayet entelektüel olduğunu düşünen bazı kimseler "Şurada yazıyorum, burada yazıyorum" demeyi biliyorlar fakat nasıl yazdıklarını Allah biliyor. Oradan topla, buradan topla, başkasının yazısını kopyala yapıştır, ya da yarım yamalak duyduklarını çok iyi biliyormuş gibi sat. Büyük gazetelerde bile oluyor ne yazık ki bu durum. Kızıyorum, cidden kızıyorum. İnternette, gazetelerde, dergilerde okuduklarıma hemen inanmıyorum ne yazık ki. Sorguluyorum. Yalan yanlış yazmak bir yana, parçalanan toplumumuzda her gruba ait insanların "fake" tabir edilen fotoğraflarla, haberlerle diğer tarafa çamur atma, kendi yandaşlarına yaranma çabası da geriyor beni. 
Her grup için geçerli bu. Çığırından çıkmış bir sahtekarlık söz konusu. 
Yalnızca kitaplara inanıyorum. Okuyorum ve okunmasını tavsiye ediyorum.
    İşte böyle... Gerginim. Kızgınım. Hepimiz gibi... En son algılarımın ayarıyla oynamaya çalışan iktidar sahiplerine kızdım. Bildiğiniz gibi Suriye'de bizim olan toprak parçasındaki Süleyman Şah Türbesi tahliye edildi, mezar taşındı. Yani bize ait olan toprakları terk ettik, bize ait olmayan topraklara taşıdık mezarı. Nasıl yani??? 
Burada algımın ayarında ufak bir bozulma yaşandı tabii. Böyle olmadı mı? 
Durum bu değil mi? Değilmiş. Biz yanlış biliyormuşuz. Aslında ortada bir başarı ve zafer varmış. İşte bu noktada aklımdan şüphe ettim(!) Aklımdan şüphe ettirenlere çok kızdım. Kızgınım. Herkese, her şeye kızgınım...



11 yorum:

  1. Resmen duygularıma tercüman olmuşsun Sezer'cim. Şu sosyal medyanın gücüne sonuna kadar inanıyorum inanmasına da sosyal medya aracılığıyla sadece ahkam kesenleri anlayamıyorum maalesef. Saygı denilen olguyu gittikçe kaybediyoruz birbirimize karşı :(

    YanıtlayınSil
  2. "Büyük gazete" mi kaldı diyesim geldi okuduğumda.
    Çok sıkıldım ben de senin gibi. Kimseye onu neden yazmadın, paylaşmadın demem, bana da yapılmasından nefret ederim. Herkes içinden geldiği gibi yapar paylaşımını, sen de ister takip et, ister etme, ister oku, ister okuma. Çok mu çok basit. Şiddet, cinayet, tecavüz ülkemizde ve dünyada bir yerlerde hep var, o zaman ne yapalım yani hiç günaydın demeyelim, mutlu bir fotoğraf paylaşmayalım anlamına mı geliyor? Böyle bir şey mümkün mü? Geçen hafta dinleyiciler Power fm`i eleştiriyorlardı. Özgecan cinayetinden dolayı program yapmayın diye. Onlar dilleri döndüğünce "evet biz de üzüldük ama herkes işine gücüne gidiyor, doktor ameliyata girmiyorum bugün diyemediği gibi biz de işimizi yapıyoruz" falan diye açıklamaya çalıştılar durumu. Bu kadar hassas bir toplumun yeri geldiğinde kaba saba insanlardan oluştuğuna inanamıyorum bazen. Nasıl bir tezatlık söz konusu!
    Evet tüm yaşanan haksızlıklara, cinayetlere tepkimizi verelim, haklarımızı savunalım. Bunun anlamı mutlaka fotoğraf paylaşmak, günlerce profil fotoğrafını karartmak değil. Doğru düzgün mücadeleden bahsediyorum. Abuk subuk programlara prim vermeyeceksin önce, çocukların beyinlerini saçma sapan şeylerle doldurmayacaksın, evde kendini kocana ezdirmeyeceksin, çocuğuna sınav hırsını değil önce sevgi-saygı vereceksin, tatile gitmek yerine önce oyunu kullanacaksın, gönüllü kuruluşlarda çalışacaksın, vergini ödeyeceksin, vatandaşlık haklarını iyi bileceksin vs. vs.
    Türkiye`de müthiş bir algı yönetimi var, son yıllarda tavan yaptı. Parmaklarında oynatıyorlar hepimizi.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çoook haklısın. Her sözüne katılıyorum. Aptal yerine konmaktan, oynatılmaktan hoşlanmıyorum.
      İkiyüzlülükten de hoşlanmıyorum. Sosyal medyada yapılan efeliklere güvenmiyorum. Arka planda ne yapıyorsun, topluma ne faydan var, bu önemli.

      Sil
    2. Bir de evet, büyük gazete falan kalmadı tabii. Lafın gelişi. Hepsi yalancı, çıkarcı.

      Sil
  3. Canım,selam. Yeniden kavuştuk nihayet. Yazını görünce hemen okumaya koyuldum. Ne kadar güzel bir cümle, yalnızca kitaplara inanıyorum. Ben de inanıyorum kitaplara ve bilgiye. Aynen senin gibi de içimde kızgınlık öfke var pek çok şeye kişiye ve cahilliğe karşı. Atarlı diyorlar bazen bana da öyleyim. Durgunluğumun suskunluğumun yanında büyüyen bir atar durumum var ki gün geçtikçe artıyor. Pek hoşlaşmasam da kendisinden dünyanın rezil halleri pekiştiriyor bu durumu. İnsanlar çok acayip. Her gün insanlara yeniden hayret ediyor ve sinirleniyorum. Face de yazdıklarında düzeliyor hayat sanıyorlar sanırım. Ay artık cevap vermeyi bırak söyleyecek söz bulamıyorum kimisine. Güzel şeyleri düşünelim, güzelliklere inanalım istiyorum hep. Bakalım tüm bunlar ne zaman bitecek ve biz görecek miyiz? Her geçen gün masallardaki dünyalara inancım daha da artıyor acil bir geçiş talep ediyorum öyle diyarlara:) Öfkeye en iyi gelen şey de kitaplar. İyi ki onlar var..Sevgiler

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Tuğbacım masallardaki dünyalara ben de inanmak istiyorum ama... Aması var işte:( Özellikle biz, ülke olarak devamlı geriye gidiyoruz gibi hissediyorum çoğunlukla:(
      Benden de sevgiler...

      Sil
  4. Yakında bu topraklarda yaşıyoruz, diye şaşacağız. Her birini bu toprağın sahiplerinin ellerine ve atalarımızın kanlarında boğulmalarını bekliyorum. Artık uyanma vaktidir.

    YanıtlayınSil
  5. Her iki konudaki yorumlarınızda da haklısınız. Gazetelerin her b.k. bilen yazarlarının her konu hakkında üstün bilgi sahibi imiş gibi yazmaları beni zaten deli ediyor. Böyle konularda tartışmaya da girmekten hoşlanmıyorum. Kimse kimsenin aklını beğenmez. Tartışma düzeyli olmalı düzeyli kalmalı.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sadece gazetelerde değil, her alanda küçük büyük her türlü yazı yazan insanlarda ukalalık, ben yaptım oldu halleri, emek hırsızlığı gırla gidiyor. Kime neye güveneceğimi şaşırdım.
      Bilgehan Bey ben de tartışmaya girmem, ne kadar sinirlensem de genellikle yorum bile yapmam. Sevmem tartışmayı, çünkü haklıysam bile üzülürüm sonra ama olaylar üst üste gelince çığırından çıkabiliyor insan. Rahat bırakmıyorlar ki. Son zamanlarda gerginiz her daim.

      Sil

Yorumu olan?