23 Ekim 2013 Çarşamba

BAYRAM TATİLİ'NDE...


    Bayramda maaile Bodrum'daydık. "Maaile" dememin nedeni annem, kardeşimin ailesi, dayımın ailesi, anneannem ve teyzem hep beraber olmamız...  Böyle kalabalık bir grup halinde Bodrum'a yerleşen kuzenimi (teyzemin kızı oluyor kendileri) ve onun 2 aylık bebeğini ziyarete gittik. Aramızda henüz bebeği görmeyenler vardı ve uzun bayram tatili minik Parem'i görmek için iyi bir fırsat yarattı doğrusu. Günden güne büyüyen prensesi görmeden nasıl duracağız bilemiyorum. Kuzenim, kardeşim ve ben, 3 kız kardeş gibi büyüdük. O yüzden kuzenin ve yeğenimizin uzakta olması bizi üzüyor. Bu gidişle her fırsatta Bodrum yollarını aşındıracağız gibi geliyor bana. 
   
Büyümüşüz de çocuklarımızı kucağımıza almışız:)
    Her neyse... Neticede hem kuzenim ve ailesiyle özlem giderdik, hem de güzel bir tatil yapmış olduk. İki gün denize bile girdik. Çok şükür ancak döneceğimiz gün hava bozdu. Bu sene Mayıs ve Ekim aylarında da denize girmiş olmanın keyfini yaşıyorum. 
    
   Yediğimiz içtiğimiz bizim olsun, bu tatilde dikkatimi çeken 2 şeyden bahsetmek istiyorum. Birincisi,           okul çağındaki çocukların bayram tatilinde bile çektikleri ödev çilesi... Bizim grupta 1 adet ilkokul,       1 adet ortaokul, 1 adet lise ve 1 adet de üniversite öğrencisi vardı:) Üniversite öğrencisini konu dışında tutarak belirtmek istiyorum ki diğer çocuklar inanın tatilin keyfine varamadılar. Çünkü üçünün de aklı, tatil uzun olduğu için verilen uzun uzun ödevlerdeydi. İstisnasız her gün ödevlerini andılar. "Senin ne kadar var? Benim şu var, bu var" şeklinde konuşup durdu garipler. Yeğenim 3'e gidiyor, "anneee, o kadar da çok değil di miii?" deyip durdu:)                   Kardeşim de her defasında "çok var Nisan" diye moralini bozdu çocuğumun:) 
    
    Orhun'dan biliyorum (liseli olan o:)) her dersin öğretmeni ödev verdi.                 Hepsi az verdiklerini düşündüler belki ama bir sürü ders var. Her öğretmen sadece kendi dersi var zannediyor sanırım. Testten tut, araştırmaya kadar bir çok ödevi vardı ve eve döndüğümüzde cuma, cumartesi ve pazar günleri bunları tamamlamaya çalıştı. Hafta sonu hiçbir yere çıkmak istemedi çocuk. Yeğenim de aynı şekilde       hafta sonunu ödevlerini tamamlamakla geçirdi. Eminim çoğu evde de durum böyleydi.
    Tamam, tatil uzundu. Hiç ödev verilmesin demiyorum ama makul seviyelere çekilmesini istiyorum. Bayram tatili dediğin akrabadan akrabaya gezilen, sevdiklerinle birlikte olma fırsatının doğduğu zamanlardır. Tatile çıkmamış dahi olsak, genelde ev dışında geçiririz bayram tatillerini. Çocuklarımızı istem dış akrabadan akrabaya, oradan oraya sürükleriz, kalan zamanda da "hadi ödevlerini tamamla" deriz. Ben gerçekten acıyorum çocuklara ve öğretmenlerimizden daha anlayışlı olmalarını bekliyorum. "Öğretmenler çocukları ödevlere boğuyorlar ama kendileri tatillerini yapıyorlar" diye düşünüp kendi kendime söyleniyordum fakat daha sonra onların da evlerinde çocuklarının ödevleriyle uğraşıyor olabilecekleri ya da çocuklarının ödevleri yüzünden bayram tatilinin son günlerinde evden çıkamıyor olacakları geldi aklıma:))) Uzun bayram tatili en çok bekar öğretmenlere yaradı sanırım:)                  
İşte ispatı... Ödevler yüzünden hüzünlenen Nisan ve Bengisu:))))
   Şaka bir yana... "Zaten dünya üzerinde öğrencilere en fazla ev ödevinin verildiği ülkelerden biriyiz (bu sadece benim gözlemim değil, uzmanlar da böyle olduğunu söylüyorlar), şunu bayramda seyranda minimum düzeye indirsek olmaz mı sevgili öğretmenlerim?" diyor ve konuyu bağlıyorum efendim.
    
    Gelelim bu bayram tatilindeki 2.tespitime. Bodrum'da yine Kale ziyareti yaptık. MüzeKart'ımızın süresi dolmuştu, yeniledik. Görevli yeni kartları verdi ve "1 yıl içinde, geçerli müzeleri 2'şer kere ziyaret edebilirsiniz" dedi. Ben de "Aaa! Sene içinde           her müze 1'er kere ziyaret edilecekti, değişti mi?" dedim. "Evet, 2 oldu" dedi görevli. Bilen bilir, standart kartta "senede 1" uygulaması tepki çekmişti hatta imza kampanyaları düzenlenmişti bu konuda.    Hal böyle olunca ben de gayri ihtiyari görevliye "Bak! Demek ki tepki gösterince bazı şeyler değişebiliyor" dedim:)          O da gülümsedi:) Yani aslında senede 2 ziyarete çıkarılan bu uygulama "ucundan accık" gibi bir izlenim yaratacak ölçüde genişlemiş olsa da, az biraz genişlemiş işte. (Ki ben kesinlikle sınırsız olmasından yanayım). Duymamış olanlara onu haber vereyim dedim.

    Tespitlerim şimdilik bu kadar:) Haksız mıyım? Bence değilim:)




4 yorum:

  1. Geçmiş bayramınızı kutluyorum :) çocuklar çok tatlı görünüyorlar, bahtları açık olsun :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler Bolat. Amin, hepsinin bahtı açık olsun!

      Sil
  2. maşallah maşallah bu bayram anne tarafınla tatil yapmışsınız.
    parem nisan ne hoş isimler.
    hoş tatil olmuş.
    ekimde denize girmek.
    çok büyük mutluluk olsa gerek.

    müzekart bilemedim. alsam iyi olcak herhalde.

    bayramda az ödev olmalı doğru.
    ay bizde üniversite öncesi bütün eğitim ağır yaaa.
    :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Yorumların için teşekkürler deep...
      MüzeKart'ı bilmemene şaşırdım ne yalan söyleyeyim. Bu yıla kadar bu kartı aldığın zaman Kültür Bakanlığı'na bağlı müzelere tüm yıl boyunca istediğin sayıda ziyaret yapabiliyordun. Şimdi senede 2'ye indirildi.

      Sil

Yorumu olan?