21 Aralık 2015 Pazartesi

SAMSUN'A GİTMEDEN ÖNCE... ŞİŞLİ ATATÜRK EVİ...

    Birinci Dünya Savaşı biter... Her savaşta olduğu gibi kazananlar vardır, bir de kaybedenler...  Kaybedenlerin toprakları işgal edilir vakit geçmeden... Göz bebeğimiz İstanbul gibi... İngilizlerin başı çektiği İtilaf Devletleri askerleri İstanbul'un hakimidir artık. Esir şehrin insanı olmak, her gün her an yabancı askerlerle muhatap olmak 
kim bilir ne kadar zordur, zorlayıcıdır, sindirilemez bir durumdur? İngiliz askeri 
bilmez ki kaybeden olduğunu düşünmeyen, vatanı düşmandan geri almak isteyen, esareti kabullenemeyen biri vardır ve kendisi gibi düşünen vatanseverleri büyük bir hızla çevresinde toplamaktadır. 19 Mayıs 1919'da Kurtuluş Savaşı'nın ateşini yakan Mustafa Kemal Paşa, bu tarihte Samsun'a geçmeden önce, işgal altındaki İstanbul'da kurtuluş planlarını işte bu evde yapar:

   


    Dışarıda İngiliz, Fransız, İtalyan askerleri kol gezerken bu evde neler planlandığını düşünürken minnetle gülümsememek elde değil. 
    Şişli ilçesi sınırları içerisindeki bu ev, Cumhuriyet tarihimiz açısından çok çok önemli. Suriye cephesinden döndüğünde annesi, kardeşi ve yaveriyle birlikte 3 katlı bu eve yerleşiyor Mustafa Kemal. 16 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a gitmek üzere Bandırma vapuruna bininceye kadar burada yaşıyor. 
    

    1908 tarihli ev, bugün bir müze. Aslında uzun zamandır ziyarete açık. Fakat İstanbul'da yaşayan kaç kişi görmüştür, gezmiştir bilemiyorum. Ben seneler sonra ilk defa 2 hafta kadar önce Orhun'la beraber tekrar ziyaret ettim Atatürk Evi Müzesi'ni. Orhun'un 18 yaşına girdiğini ve ilk defa gittiğini göz önüne alırsak oldukça geç kalmışız. Gittiğimiz her şehirde Atatürk'ün kaldığı ve bugün müze olan mekanları muhakkak gezeriz ancak kendi şehrimizdeki böyle önemli bir müzeyi "bugün, yarın" diyerek ertelememiz hoş olmamış. 

    Yaklaşık 2 hafta önce Nişantaşı'nda bulunduğumuz ve işimizi erken bitirdiğimiz bir sırada "Oğlum bu sefer ihmal etmeyelim, haydi Atatürk Evi'ne" dedim, Halaskargazi Caddesi'nde kısa bir yürüyüşten sonra müzeye vardık. 
    Ne kadar etkileyici olduğunu söylememe gerek yok sanırım. Atatürk'e ve ailesine ait özel eşyalar; işgal günleri İstanbul'undan belgeler, objeler; Kurtuluş Savaşı'na dair anılar; İbrahim Çallı gibi ünlü ressamların Atatürk resimleri vs. Her biri özel ve etkileyici.


   


Atatürk'ün bacaklarına örttüğü şal

 
İbrahim Çallı'nın Atatürk'ü

İşgal askerlerinin devriye gezerken kullandıkları cop. Bazılarına hatırlatmak gerekli...



    Şişli'de Halaskargazi Caddesi'nde yer alan Atatürk Evi'ne giriş ücretsiz. Metroyla gidecek olursanız Osmanbey durağında inmeniz gerekiyor. Gerisi "Atatürk Evi" tabelasını takip etmeye kalmış. Müzenin girişinde bir kitaplık var. Kitap sayısı az ama çoğunluğu Atatürk hakkında yazılmış olan eserler. Ayrıca savaş tarihiyle ilgili kitaplar da var. Biz kütüphanede epeyi bir zaman geçirdik. 

       Şişli Atatürk Evi'ni hala görmediyseniz en kısa zamanda ziyaret etmelisiniz derim. Atatürk'ün Samsun'a bu evden çıkarak yol aldığını düşünüp o hisle odalarda dolaşmak anlatılamaz bir deneyim. İkinci kez aynı şeyi yaşadım, defalarca gitsem yine aynı şekilde hissederim. Hep söylediğim gibi, Allah Atatürk'ten ve onun yol göstericiliğinde hareket etmiş olan vatansever insanlardan razı olsun. 
















14 yorum:

  1. Hazir uyuyamiyorken ve gitmeden buraya da yorum birakayim:)

    Sezer'cim, cok tesekkürler bu paylasim icin, okadar hosuma gitti ki. Duymamistim bu müzeyi daha önce hic. Esim de görse bayilir. Onunla bir gün Istanbul'a gidersek ilk gitmek istedigi yer olur eminim. Cok acaip bir Atatürk sevdalisi o...benden de beter:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ayşecim, İstanbul'a gelince ziyaret edersiniz mutlaka. Atatürk'ün Florya'daki yazlık evi de çok etkileyici. Eşin orayı da muhakkak görmeli. Bize de çok yakın, siz bir gelseniz bu taraflara:)

      Sil
  2. Ne iyi etmişsiniz.Ben çocukluğumda gezmiştim, sanırım yeniden gitme vaktim gelmiş.Paylaşım için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  3. Şimdi seni okuyunca ben buradaki hangi müzeyi, tarihi eseri gezdim diye düşündüm... Gezmemişim :( Önünden geçip gidiyoruz her seferinde... Ziyaret etmek lazım aslında... Belki de her an ulaşılabilir konumda olmaları bizi bu ihmalkarcılığa sevk ediyor..
    Bu müzeyi ilk defa duydum Sezercim... O kadar güzel anlatmışsın ki sen de... O ruh bambaşka birşey...
    Üstelik bugünümüzü sağlayan adımın orada karar verildiğini düşününce insan başka bir ruhuna bürünür eminim...
    Bir ziyaretimde mutlaka gideceğim bende...
    Yüreğine sağlık arkadaşım :)
    Mutlu haftalar

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Şebnemcim. İstanbul'a gelince beni de çağır gidelim:) Bir de Florya'daki Atatürk köşküne bayılırsınız, çocuklar özellikle çok seviyor o yazlık evi.
      Çevremizdeki önemli mekanları ihmal etmemek lazım sahiden.
      Öpüyorum seni, size de mutlu haftalar...

      Sil
    2. İstanbul'a bir geldiğimde ilk sana ses edeceğim zaten. Geçen haftalarda vize için geldim biliyorsun ama kötü ve telaşeli bir gündü. Aklımdaydı ama ses edemedim işte :(

      Sil
    3. Vize olayını sorup üzmek istemedim daha fazla:( İnşallah bir daha ki sefer çıkar Şebnemcim. Nasıl olsa gelirsin yine İstanbul'a. İnşallah görüşeceğiz.

      Sil
  4. Şişli Atatürk Evi'ni duymuş ama gidip görmemiştim. Şimdi 'gidilip görülecekler' listeme bir yenisi daha eklendi sayende teşekkür ederim Sezer'cim..Sevgilerimle iyi haftalar dilerim..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim Esincim. İyi haftalar diliyorum, öpüyorum kocaman.

      Sil
  5. Atatürk'ün yatağı, çizmeleri, nasıl da duygulanıyor insan...balmumu heykeli de güzelmiş...o cop için yazdığına aynen katılıyorum, o işgal günleri bilmeden Atatürk'e laf edenlere monte edeceksin....mekanı cennet olsun, nur içinde yatsın..
    sevgiler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Duygulanmamak elde değil. Ben de çok etkileniyorum:(

      Sil
  6. En kısa zamanda gidersin umarım...

    YanıtlaSil

Yorumu olan?