"Geçtiğimiz hafta sonu bir grup blog arkadaşımla buluşma gerçekleştirdik. Buluşmamız herhangi bir markanın sponsor olmadığı, yeni bir yazarın tanıtımının yapılmadığı, kısacası bu gibi popüler zorlamalarla düzenlenmemiş bir buluşmaydı. Tamamen fikir ve gönül birliğiyle bir araya gelmiş, birbirini bulmuş dostlardık. Instagram'a yönelenler çoktan blog dünyasından uzaklaşmış ve link paylaşmaya başlamışlardı. Kısacası biz bize kalmıştık. Bizler Web3 fikrinin hayata geçmeye başladığı şu günlerde Web2.0'ın derinliklerinden seslenen, "Blog mu kaldı? Okunmuyor ki!" denmesine rağmen ısrarla yazan, "Medya Arkeolojisi"ne konu olmuş insanlardık:)
Evet! Biraz demode kalmış olabiliriz. Ancak unutulmamalı ki ülkemizde kültür-sanat etkinlerini en fazla takip eden; bütçesinin hatırı sayılır kısmını sinemaya, tiyatroya, kitaba ayıran; gezmeye görmeye çalışan ve tüm bunları yazarak aktaran, paylaşan insanlarız. Bizler İKSV Lale Kart'a sahip olanlarız:)
Aramızda önemli sayıda eğitimci vardı ancak çok farklı mesleklerden kadınlardık. Kimimiz hâli hazırda profesyonel olarak çalışmakta, kimimiz (artık bu şartlarda ne kadar olursa) emekliliğinin tadını çıkarmakta. O gün saatlerce sohbet ettik. Sonbaharla birlikte artan etkinlikleri hatırlattık birbirimize, biraz yazar dedikodusu yaptık (evet, iyi okuyucular olarak yayıncılık piyasasına oldukça hakimiz:)), filmlerden kitaplardan sergilerden konuştuk, ekonomik durumları irdeleyip beraberce seyahat planları yaptık. Ruhen ve fikren oldukça doyurucu bir buluşmaydı.
Israrla yazmaya, paylaşmaya devam eden blog yazarlarını okuyunuz efendim. Bizi koruyup kollayınız. Bizler her yeniliğin farkında olan, takip eden ancak neyi ne kadar seçeceğine deneyimlerle ulaştığı olgunlukla karar veren insanlarız. Her konuda geçerli olan şudur ki geçmişle gelecek arasında denge kurmak şart."
--------------------
Yukarıdaki yazıyı Linkedin'de paylaştım. Daha önce de söylemiştim, "Niye Linkedin?" demeyin:)
Öncelikle, o mecrada araştırma yapmayı, takibi seviyorum. Ve geçtiğimiz hafta sonu bazı blog dostlarıma belirttiğim gibi, ara ara profesyonel anlamda bazı iş fikirlerine kapılıyorum:) Harekete geçtiğim yok, o ayrı.
Linkedin'de paylaştığım yazıyı buraya da eklemek istedim. O günkü buluşmamıza farklı bir yerden yaklaşıyor olabilir ancak hepsi kafamda dönüp dolaşan düşüncelerden oluşuyor. Biz "Boomer" değiliz dostlar:) Biz varız ve güzeliz:) Paylaştıklarım işin teknik ve güncel yönü. Bir de duygusal yönü var ki bu mecra beni gerçekten moral açısından yükselten, insanlara dair umutlarımı korumamı sağlayan bir mecra. Belki bunda -gerçekçi bir insanım- yakın çevremizde olduğu gibi her an birbirimize fiziken maruz kalmamamızın, ara ara görüşüyor olmamızın, birbirimize karşı sorumluluğumuzun olmamasının etkisi vardır. Ancak bu da önemli. Çok önemli. Fikren, ruhen yakın olmak, birbirini anlamak ancak bıkmayacak, bıktırmayacak uzaklıkta -ya da yakınlıkta- olmak...
Blog dünyası benim hayatıma çok güzel insanlar kattı. Bir kısmıyla geçtiğimiz hafta İstanbul'da buluştuk.
Aklım bir günle kaçırdığım İzmir buluşmasında kaldı. İstanbul'daki görüşmeyi organize eden Ceren'e teşekkürlerimi sunuyorum. Onca yoğunluğunun arasında günü belirledi, haberi verdi ve uzak yollardan geldi.
Ben ki düşüncede samimi olsa da eylemde pek belirtemeyen biriyimdir, o gün defalarca Ceren'e sarıldım:)
Öyle bir his. Kendime şaştım:) Ve herkesle "Vır vır vır" konuşup, gülüp, söyledikten sonra dönüş yolunda "Abarttım mı?" diye sorguladım, utandım:) Sonra abartmadığıma karar verdim. Demek ki kendimi yakın hissettiğim kişilerle birlikteydim. Bu öyle bir şey ki Orhun şu an Boston'da ve orada benim eskiden yazan ama şu an buralardan uzaklaşsa da irtibatımızın hiç kopmadığı bir blog arkadaşımla buluştu. Birbirlerini çok sevmişler. Yani benim orada oğlumun acil bir şeye ihtiyacı olursa görüşebileceği bir blog dostum var. İnanılmaz!
Ve yüz yüze görüşelim ya da görüşmeyelim, çok kişinin kalbinin benimle olduğunu biliyorum.
Ara sıra gerçekleşen buluşmalara gelince...
Onlar pastanın çileği oluyor ve bana çok ama çok iyi geliyor. İyi ki varsınız sevgili blog dostlarım.
Sezer Eser Perker; 11 Ağustos'ta gerçekleşen İzmir Bloglar Buluşması'nda yüz yüze tanışmayı, görüşmeyi en çok istediğim blog dostlarımızdan biri. Hani bazı insanlar vardır; adını duyunca- okuyunca- yazınca içinizden, yüreğinizden sımsıcak duygular geçer. Çok detaylı tanımasanız da güvenirsiniz, yazdıklarında içtenliğini hissedersiniz, seyahat yazılarında onunla birlikte düşlerde geziye çıkarsınız...
YanıtlaSilAn'ların bile çok önem kazandığı yaşamda, bir gün elbette kim bilir neler barındırır içinde.
Ama gene de "Belki bir başka gün..." demek tesellidir belki de...
İzmir'i Ceren'den okuyunca "Makbule Öğretmenim de mi vardı? Ağlamak istiyorum!" yazmıştım:) Ben de sizi kendime çok yakın hissediyorum ve en kısa zamanda görüşmek dileğindeyim. Bu konuda da yalnız değilim çünkü burada buluştuğumuzda, inanın kaçırdığına üzülenler arasında epeyi lâfınız geçti:)
SilSeviliyorsunuz Makbule Öğretmenim. Güzel sözleriniz için çok çok teşekkür ederim.
Sizi sevgiyle kucaklıyorum.
Sezercim tabii ki abartmadın, kalabalıktan dolayı çok fazla konuşamadık, aslında seninle daha uzun sohbet edebilmeyi isterdim. Her şeye rağmen çok güzeldi, Ceren'e şükran borçluyuz. Bu buluşmayı düzenleyerek hem sizleri görmemi, hem de keyifli bir İstanbul gezisi yapmamızı sağladı. Ve evet, blogculuk şahane, yazmaya devam...
YanıtlaSilSizinle görüşmek, sohbet etmek her zaman keyifli Nurşen Hocam. Ben iyisi mi bir Ankara yapayım da konuşmaktan çenemiz ağrısın:)
SilKocaman sevgiler benden. Funda Hanım'a da selamlar...
Merhabalar.
YanıtlaSilYazınızı okudum ve beğendim. Çok haklısınız. "...Geçmişle gelecek arasında denge kurmak şart. ..." derken ne kadar doğru bir saptama olduğunun bir kez daha idrakine vakıf oldum. Kaleminize, emeğinize ve gönlünüze sağlıklar dilerim.
Selam ve saygılarımla birlikte, sağlıklı, hayırlı ve huzurlu günler dilerim.
Klişe olacak belki ama hayatta her şeyin denge işi olduğunu anladığım yaşlardayım. Nazik sözleriniz için teşekkür ederim Recep Bey.
SilSevgiler, selamlar...
Kalbim o gün orada sizlerleydi. <3 Yazıda anlattığınız duyguları inanın bizler de İzmir' de yaşadık. Bu bambaşka bir şey. Sanki tüm iyi insanların buluştuğu bir mecra burası :) Kendimi blogda daima iyi hissettim ve yazının sonundaki cümleye kalpten katılıyorum. "İyi ki var blog dostları!" :)
YanıtlaSilHer kelimenize katılıyorum Sezer Hanım. Sizi de sevgiyle andık. Görüşeceğiz:)
SilKocaman öpücükler benden...
Hiç abartma değil tam tersi çok konuşamadık yetmedi bu bize sevgili Ceren'e teşekkürler dilerim yakında tekrarı olur sizleri tanıdığıma çok sevindim. Hülya
YanıtlaSilSevgili Hülya, desteğiniz ve güzel sözleriniz her zaman iyi gelir. Tanıştığıma çok çok memnun oldum.
SilKocaman sevgiler...
ya orhun maşallah maşallah onaa başarıları hiç bitmesin :)
YanıtlaSilÇok teşekkürler Deep! Gençlerin yolu açık olsun!
SilSevgiler benden...
Lütfen kaçıranlar ve yeniden görüşmek isteyenler için tekrarlayalım. Eylül Ekim şehrimizin güzel zamanları, bir ucundan tutalım Sezerciğim. :)
YanıtlaSilP.S. Yazıların çok güzel hatta nefis. ❤️
Yokluğu hissedilen güzel insan, bence de tekrarlayalım:)
SilÇok teşekkür ediyorum, kocaman sarılıyorum.
Sosyal ve kültürel yaşam; iç içe olunca tadına doyum olmuyor, renkler,sesler,kim bilir kaç çeşide dönüşüyor; kutluyorum...
YanıtlaSilHaklısınız. Bu konuda doğru insanları bulmak için hârika bir mecra burası. Kafaca yakın hissettiğin insanlarla iletişimde olmak hayatın sağlıklı devamlılığı için o kadar önemli ki.
SilTeşekkürler Güven Bey.
Linkedin'den de takibe başladım böylece seni sevgili Sezer :)
YanıtlaSilBir de hiç abartmadın o gün, oysa konuşacak çok şey var :) ben de iki gün önce Avcılar Belediyesi sosyal tesisi önünden geçerken andım seni, "en kısa zamanda gelelim buraya" diye :)
Teşekkür ederim Şule Hocam. Geç oldu güç olmadı, iyi ki tanıdım sizi:)
SilHaftaya annemle bir planımız var, ondan sonra uygun olduğunuz zamanda muhakkak ayarlamalıyız.
Bence de konuşacak çok şey var:)
Kocaman sevgiler, öpücükler...
2005 yılında Devletşahta çınaraltında yapmıştı böyle bir buluşma bende o zaman müsait bir insan olarak katılmıştım. Buna da katılmak isterdim şehrimden İstanbul'a gelerek ama ağbimin gözlerinin görmemesi buna izin vermedi. Ne diyelim kısmetse ileriki yıllara...
YanıtlaSilÇok iyi anlıyorum Sevgili Özlem. Umarım daha güzel zamanlarda görüşme imkânı buluruz.
SilGeçmiş olsun.
Tam da anlatmak istediklerimiz:)
YanıtlaSilSevgiler...
SilBlogların yeri bambaşka. Ama yazmayı sevmeyip de belirli bir sebepten açanlar genelde sosyal medyaya kayıyor😊
YanıtlaSilKesinlikle öyle:) Sevgiler Derya...
Sil