26 Mayıs 2020 Salı

MAVİ MAVİ DÜŞLER...

    Azra Erhat'tan Mavi Yolculuk'u okuduğum şu günlerde sık sık "Şimdi Bodrum'da olmak vardı" diye düşündüm. Normal şartlarda bayram tatilinde belki birçok insan orada olacaktı. Ya da diğer sahil kentlerinde veya yurt dışında, çokça da ayrı yaşadığı memleketinde olacaktı insanlar. Biz bayram tatilinde farklı bir yere gitmeyenlerdeniz. Sebebi kalabalıktan kaçınmak. Ama hemen her bahar Bodrum'a giderim. Teyzem ve kuzenim yıllardır orada yaşıyorlar. Yaz mevsiminin curcunasından uzak Bodrum baharı bana daha bir keyifli gelir. Bu bahar olmadı. Nasıl geçtiğini anlamadan tükettik Nisan ve Mayıs aylarını. Ben de o civarların kokusunu almak için Azra Erhat'a başvurdum. Onunla ve Halikarnas Balıkçısıyla, Bedri Rahmi ve Sabahattin Eyüboğlu kardeşlerle, Melih  Cevdet Anday'la, Füreya'yla ve daha birçok mavi yolcuyla birlikte yalnızca Bodrum'u değil, tüm Ege kıyılarını koy koy dolaştım, antik kentlerin izini sürdüm, Herodot'un anlattıklarına kulak verdim, Homeros'un dizelerini mırıldandım.
    Bodrum için ayrılmış özel sayfalar vardı elbet. O sayfalardaki satırlarla Karya hakkında bilgilerimi tazeledim. Mausolos'la ya da Prenses Ada'yla ilgili bölümlerle, Artemisia ile, St. Jean Şövalyeleri'ni anlatan satırlarla Bodrum Kalesi Müzesi'ne yaptığım sayısız ziyareti, Mausolos'un şimdi birkaç kalıntıyla sessizce bekleyen anıt mezarını gezdiğim güneşli bahar gününü hatırladım. Halikarnas Balıkçısı denince aklıma gelen çok daha fazla şey var tabii ama onunla özdeşleşen tanımlardan yalnızca biri olan denizi düşündüğümde, yine büyük bir keyifle gezdiğim Bodrum Deniz Müzesi'ni andım. Her Bodrum'a gidişimde tekrar tekrar gezerdim her birini. 
    Şu salgın günlerinde ulaşamayacağım uzaklıkta olan güzelim Bodrum'u Azra Erhat'ın satırlarıyla gezdim bu sefer. Kitabın içerisinden bir de Zai Bodrum'un ayracı çıkmaz mı? Bu kitabı Zai'den almış olduğumu hatırladım o an. Zai'nin bahçesinde olmayı diledim. Kitapları karıştırmayı bitirip seçmiş olduğum bir tanesini satın almayı, soğuk kahve ve tiramisu siparişi verdikten sonra güzelim zeytin ağaçlarının altında bir masaya oturup kitabımın satırlarını çevirmeyi diledim. En kısa zamanda tekrar...


    Ve kaçınılmaz olarak mavi yolculuğa çıkmış olduğumu hayal ettim. Mavi yolculuğu başlatan kişi Halikarnas Balıkçısı olarak tanıdığımız Cevat Şakir Kabaağaçlı'dır. İsim babası ise Sabahattin Eyüboğlu'dur. Kendilerine mavi üzerine beyaz bir kupa ve iki küçük amforadan oluşan bayrak bile hazırlamışlardır. 1945 yılında başlamıştır serüven. Bugünün şartlarına göre daha zordur fakat gerçek anlamıyla yaşanmıştır o yıllarda. Doğayla bir olma isteği bir yana, entelektüel anlamı da fazladır. Azra Erhat üniversite yıllarında elimizden düşürmediğimiz Mitoloji Sözlüğü'nün yazarı. İlyada ve Odissea'yı dilimize kazandıran isimlerden biri. Onun da yolcusu olduğu bir mavi yolculukla varılan antik kentleri dolaşmak ne keyifliydi kim bilir. Antik kente ulaşırken rastlanan bir kayaya Bedri Rahmi'nin balık deseni çizdiğine tanık olmak mesela? O da ayrı hoşlukta bir olay.
    İlk bölümde 1962 yılında çıkılan 2 mavi yolculuğun anlatıldığı kitabın ikinci kısmı bir rehber gibi hazırlanmış. Tarihi bilgilere ve mavi yolculuk hakkında merak edilenlere ayrılmış bu kısım. Herkesin mavi yolculuğu tatmasını dilemiş Azra Erhat. Böylesi bir yolculuğa kimlerle çıktığın önemli. Çok istesem de bu yüzden hayata geçiremediğim bir şeydir mavi yolculuk. Romantik düşlerle başladığın gezi, uygun olmayan kimseler bir araya geldiyse şayet, bir korku filmine de dönüşebilir:)  Duruma bakar mısınız? Benim yazım da iyi başlamıştı fakat gerçekçiliğim devreye girdi ve aklıma korku filmlerine uzanan olur olmaz şeyler geldi. Hayâl kurmakta acemileştim mi acaba evlere kapandığımız şu salgın günlerinde? Buna izin vermemeliyim. Kendi içimde, hayallerimde Ege'yi, Akdeniz'i, güzel ülkemin görülesi kentlerini, mavi yolculuğu, Bodrum baharını, Zai'nin bahçesini yaşatmalıyım. Bu yolda yardımcı olan kitaplara, filmlere, yazarlara, şairlere, sanatçılara selam olsun.




21 yorum:

  1. Ahh, yapma bunu... Yunanistan'da gezip duruyorum kaç gündür hayallerimde, bitmesin diye yavaş yavaş okuyorum Nazlı Gürkaş'ın kitabını (sayende), şimdi bi de Türkiye'yi çıkardın başıma:) Şaka bi yana, çok güzel kitaplardan bahsediyorsun, yani en azından bana göre öyle, çok teşekkür ederim. Bunu da not ediyorum hemen listeme.

    Bu kadar Yunanistan özlemi çekeceğimi hiç düşünmezdim. Evde çiçek namına hiçbir şey olmamasına rağmen, begonvil eksem mi diye bile düşündüm, sırf ben gidemiyorum bari o sokaklardaki hissi eve getireyim diye ama tabi Hollanda rüzgarında yaşamazmış begonvil, evde de bakabilir miyim bilemedim, zaten ekme mevsimi de geçmiş sanırım filan falan derken ben de gerçeklere düştüm senin gibi. Ama imkansızlıkların getirdiği özlem hissinin ikiye üçe beşe katlanmasını gördüm bu Korona vesilesiyle. Tek derdimiz bu olsun tabi. Ben çok hayal kuramayan bi insandım, bu sayede hayal kurma becerim arttı hem:) Bu tip kitapları seviyorum sanırım. Yani aslında çok bilmiyordum sevdiğimi çok fazla gezi kitabı okumamıştım. Sayende öğrendim:) Tarih, kültür, gezi... Hepsi bir arada. Zevk aldığım üç şey birden. Biri olmayınca diğerleri eksik kalıyor bence.
    Yorumlarda bi yerden sonra susmayı öğrenmeliyim:)
    Selamlar..

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. :) Niye susacakmışsın? Ne güzel anlatmışsın:) Çok haklısın, tek sıkıntımız bir süre sonraya ertelediğimiz gezilerimiz olsun. Geçen gün evde sofra kurduk. Spotify'dan Türkçe, Yunanca karışık bir liste açtık. Selanik'te eğlendiğimiz günleri konuşurken, Ege kıyılarında hissedelim derken o kadar içten bir hüzünle "Selanik'e gitmek istiyoruuum" dedim ki... Senin satırlarını okurken o akşam geldi aklıma:) Şımarık değilimdir, sabırlıyımdır, şükretmeyi bilirim, sağlığın en önemli şey olduğunu bilirim ama insanız nihayetinde, topluca eve kapanma durumları o an kafeste hissetmeme neden olmuştu, yürekten bir sitem çıktı içimden:) Gezi kitaplarını ya da belli şehirleri anlatan kitapları (Buket Uzuner'in New York Seyir Defteri gibi) zaten çok severim, bu dönemde ayrıca iyi geliyorlar bana. Okuma zevkimiz benziyor demek ki:) Her okuduğumu hemen paylaşmıyorum ama yıl sonlarında liste çıkarıp ufak ufak anlatıyorum. İstersen yan tarafta #kitap etiketi altında görebilirsin. Bir de şu an aklıma geldi, Alain de Botton'dan Seyahat Sanatı'nı tavsiye ederim. Seyahat felsefesi üzerine çooook sevdiğim bir kitaptır. Tavsiyeleri de beklerim :) Bloglar arası tavsiyeleşmenin epeyi bir faydasını gördüm bu zamana kadar. Şimdilik benden de bu kadar. Ben de çok konuştum:) Sonu gerçeğe ulaşan güzel hayallerin olsun. Keyifli okumalar, sevgiler...

      Sil
    2. Tavsiye beklerim deyince düşündüm şimdi. Adalet Ağaoğlu'nun günlüklerinde gezilerinden bahsediyor ama bir şehre özgü olanını istersen Bir Viyana Yazı'nı sevmiştim ben. Genel olarak Ağaoğlu'nu seviyorum ama sevmeyen için bunaltıcı olabiliyor, sen hangi taraftansın bilmiyorum ama söylemiş olayım yine de. Bir de Hollandalı bir yazar geldi aklıma: Cees Noteboom. Mokusei kısa bir roman, Gezginin Oteli ise gezdiği yerlerle ilgili kısa yazıları içeriyor. Bence zor kitapları, tanımadığım bir sürü özel isim geçiyor, o yüzden bir çırpıda bitmiyor. Öte yandan gazeteci/tarihçi/antropolog gözüyle bakıyor sanki gezdiği yerlere, turistik gezilerde öğrenemeyeceğim şeyleri öğrenebiliyorum. Hollanda'yla ilgili de ipuçları vermesi ayrıca güzel. Benim için sindire sindire okunması gereken kitaplardan. Sanırım gezi kitaplarıyla ilgili deneyimim bu kadar:)

      Senin dediklerine de bakacağım,
      Selamlar..

      Sil
    3. Bir Viyana Yazı listemde durup duruyor. Neden hâlâ almadım, okumadım bilmiyorum. Adalet Ağaoğlu'nu da severim.
      Cees Noteboom'u tanımıyordum. Hemen baktım kitaplarına ve not aldım. Teşekkür ediyorum...

      Sil
  2. Geçen seneki Zai yazınızı okumuş ve not almıştım. Kısmet olmadı :( Belki ilerleyen zamanlarda...İyi bayramlar bu arada.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Sıkıntıda olan her işletme gibi Zai de kapanma tehlikesinde değildir umarım. Gidelim, görelim.
      Gelecek güzel bayramların dileğiyle selamlıyorum seni Gamze... Sevgiler...

      Sil
  3. Ben de Azra Erhat ismi nereden tanıdık geliyor diyordum, mitoloji sözlüğü vardı bizde.

    YanıtlayınSil
  4. Ben de daha çok sakin zamanlarda sahilde olmak isteyenlerdenim. Halikarnos Balıkçısıyla mavi bir yolculuk güzel oldurdu :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Türkiye'de sakin sahiller bulmak zor olsa da severiz:) Selamlar...

      Sil
  5. Hayatım boyunca hiç mavi yolculuğa çıkmadım biliyor musun? Selçuk, denizin üzerinde olma fikrinden hiç hoşlanmıyor. Bir de arkadaşlarımızın keyifle anlattığı tekne anılarını dinliyor ve her seferinde, "Nesi keyif sizin bu anlattıklarınızın? Resmen rezillik!" diyip duruyor. Dar bir alanda, bir hafta boyunca denizin üstünde olma fikri onun için düşünülemez bir şey. Hâl böyle olunca başka her türlü gezmeye koşarak giden bir adama bir şey demiyorum ben de.
    Seni de yazdıklarını da çok özlemişim. Sanki corona ile birlikte hayatımdaki her şeyi bırakmışım gibi hissediyorum ara ara. umarım en kısa zamanda her birimiz sevdiğimiz yerlerde oluruz.
    Çok öpüyorum seni.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bizimkiler sever tekne fikrini aslında. Ama olmadı henüz, denk gelmedi. Bir kez dahi olsa mavi yolculuğa çıkmak isterim:)
      Sahiden de corona ile birlikte uzaklaştın buralardan sevgili Özlem. Özlettin kendini. Belki en azından IG'ı kullanıyorsundur fakat ben de orada yokum artık. Dileğine yürekten katılıyorum. En kısa zamanda sevdiğimiz yerlerde olalım. Sevgiler, öpücükler benden sana...

      Sil
  6. https://sadevederin.blogspot.com/2020/03/prodigal-sonoutsidermandalorian.html

    the outsider var blogumda :)iyiydi ivit :) bir de the stranger var çok heycanlı bir de killing eve çok iyi :) nerdeyse bütün dizileri izliyom. tür söyle sana söleyim dizi :) gerilim suç polisiyeler özellikle çok iyi :) blogumdaki dizileri gez arada :) ya da sor bana söleyim bi ton diziii :)

    yazına gelcam yinee :) azra erhat biricik çok severiim :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Blogundaki dizileri görüyorum. Görmez miyim? O kadar çok yazıyorsun ki takibi zor. Fakat kesinlikle senden okuyup başladıklarım da olmuştur:) O yüzden Outsider'dan bahsederken "bilirsin" yazdım :) Dikkatinizi çekerim efendim:)

      Sil
  7. azra erhat evet yaa mitoloji sözlüğü, mavi yolculuk, sevgi yönetimi, çok iyi yazarlarımızdan yaa evet ne güzel kuşakmış o yaa. eveet sen daha önce gitmiştin buraya hatırlıyoom. bodrum şu anda o kadar pahalı ki yani otel filan olanaksız. bu yaz gitmek zor, yurtiçi yurtdışı tatil bu yaz zor. ama örneğin bozcaada olabileer. favorim yaa :) çok severim. bi de tek hiç korona vakası çıkmayan yer olduuu :)

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Bozcaada halkı pek turist istemiyor yalnız:) Haberlerini okumuşsundur. Hem otellerin açılış tarihini ileri attılar hem de gelenler çoğalmaya başladığı için korktukları haberi vardı geçen gün. Kısmet. Ben şu an tatil konusunda hiçbir şey düşünemiyorum. Biraz daha beklemem lâzım karar vermek için.

      Sil
  8. Valla bu sene bodrum deniz koy yalan oldu..
    Ancak balkona cikabiliyorum...
    Sahilleri ozledim

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Aynı durumdayım. Gönül rahatlığıyla tatile gidebilmem için biraz daha gidişata bakmam lâzım.

      Sil
  9. çok acil tatilimiz geldi :)) Bodrum'da olmak çok çekici geliyor kulağa...

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Çekici fakat uzak sanki. En azından benim için:) Endişeyi atamıyorum:)

      Sil
  10. Hey, your content is sooo amazing!!

    YanıtlayınSil

Yorumu olan?