5 Aralık 2018 Çarşamba

#latepost KASIM 2018

    Benim Kasım ayına bir göz atasım var. Zira şahsım adına ilginç bir aydı. Önce doğum günü kutlamalarıyla, arkadaş buluşmalarıyla dolu dizgin başladı. Son 10 günde duruldu. Öyle böyle bir durulma değil ama. Eşim, burun, geniz eti, bademcik, küçük dil vs. hepsini kapsayan bir ameliyat geçirince tüm sosyal faaliyetler askıya alındı. Gezmeden, tozmadan, yemeden, içmeden iyileşmesini bekliyoruz:) Bilen, olan çoktur. İyileşme süreci zahmetli operasyonlar bunlar. Fakat neyse ki toparlıyor. Bu arada doğru dürüst bir şey yiyemediği için o 5 kilo verdi, ben de 1 kilo verdim:) Son zamanlarda tatlıyı, ıvır-zıvırı abartıp 1-1.5 kilo almıştım, eşimin sayesinde sadece çorba içmek suretiyle, aldığım o miktarı vermiş oldum.

    Kasım ayında yeni yaşıma girdim. 44 bittiğine göre 45 denmiyor, 44 deniyor. O zaman 44'üm ve demek ki bu sene dört dörtlük bir yıl olacak:) Mumumu üfledim, dileklerimi diledim, pastamı kestim. Hattâ 2 kere mum üfledim. Bizde Kasım ayında doğum günü çoktur. Annemin, çocukluk arkadaşımın vs. derken kimi kutlamalar iç içe geçti ve iki pastam olmuş oldu. 

    
    44 deyince aklıma bir şey geldi. Bazı arkadaşlar yaşlarını söylemiyorlar. Ben bunu çok enteresan buluyorum. Seneler önce yakın bir arkadaşımın Facebook duvarına uzun uzun doğum günü mesajı döşenmiştim. Coşmuşum yazıyorum: "Şu tarihte, şu yaşta tanıştık,  o zamandan beri arkadaşız" vs.vs. Niye o kadar ayrıntıya giriyorsam? Neyse... Ben bunu paylaşınca anında arkadaşımdan, özelden mesaj geldi "Canım benim, çok teşekkür ederim, harika yazmışsın ama o tarihleri, sayıları siler misin?" :) Meğer yaşını ufak söylediği tanıdıkları varmış. "Onlar da bana yaşlarını ufak söylüyorlar, öğrenmesinler" dedi. Kuzu kuzu sildim ben de. O gün bugündür hiçbir kadın arkadaşımla yaşı hakkında muhabbete girmiyorum. Ders oldu bana. Ben yaş olayına hayatta takılmam. Yemin ederim yaşımı tam hatırlayamayıp parmak hesabı yaptığım olur. Orhun'un yaşı, annemin, kardeşimin vs. dahil. Sorulduğunda hemen doğum yılından hesap yapmaya başlarım. Kafamda o derece gerilere atmışım fiziki yaş olayını. Yaşıyoruz gidiyor işte, rakamlara takılamayacağım doğrusu. Bak yine laf lafı açtı. Bazen şu da oluyor. Hani bazı net gerçekler vardır ya, mesela arkadaşlarımla muhabbetteyken "yakını görememeye başladım, e 40'ı geçtiğimiz için normal" diyorum. Anında tepkiler... Vay niye öyle diyormuşum, vay daha gençmişiz falan filan. Arkadaşım içinizde kendini en yaşsız hisseden zaten benim. Ama mantık diye bir şey var. En basiti gözler yakını görmemeye başlıyor işte:) İstediğin kadar inkâr et, ya da ruhun genç olsun, bedenin kendine göre bir ritmi var. Olan oluyor, olacak. Hiç takılamam. Takılmasını da tavsiye etmem. Kendinize yaparsınız.

    Kasım ayındaki malûm operasyondan önce arkadaşlarımla öyle keyifli buluşmalar yaşadım ki. Bir ara neredeyse her günüm farklı bir arkadaşımla, farklı  bir etkinlikte geçti. Hattâ iki blog arkadaşımla ayrı ayrı yine bu sıralarda görüştüm. Hep söylüyorum, bu platformdan edindiğim çok hoş arkadaşlıklarım var. Tarzına, tavrına, kafana, ruhuna, kalbine yakın olanlarla sen fark etmeden illâ ki bir şekilde ortaklık kuruluyor.

    İlk yarısının aksine yavaş ilerleyen son Kasım günlerinin tekdüzeliğini değerlendirerek, yaklaşan yeni yıl havasına uygun bir şey yaptım bu arada. Şu yılbaşı ağacını ördüm:) 
Ev ekonomisini düşünen bir kadın olarak ağaca ve süse tabii ki para veremezdim, bir yeşil iple bu işi hallettim:) Şaka bir yana... Çok tatlı olmamış mı?

    Ağaç süslemeye çok üşenirim. Sonrasında o süsleri toplamaya da çok üşenirim. İyi oldu böyle!

    Kasım ayında okuduğum, Instagram'da paylaştığım bir kitapla bitireyim mi yazıyı? 
Atıf Yılmaz'ın anı kitabını okudum. Kendi hayatına ve en çok da Yeşilçam'a dair anılarında dikkatimi çekenler arasında şu sözleri ilk sırayı aldı: "Mersin Ortaokulu'nun ikinci sınıfındayım. Kim hangi nedenle uygun gördü hatırlamıyorum. Bana 'Rejisör' lakâbı takıldı. Herhalde sınıfta bir Yılmaz daha vardı. Ondan ayırmak için olmalı. Ama halâ kendime sorarım. Neden Rejisör? Bana bu ismi yakıştıran arkadaş, şimdi ünlü bir falcı olmalı."

    Artık kehânet mi? Tesadüf mü? Enerji mi? Bilinmez. Ama bu satırları okurken ağzımızdan çıkan söze, kafamızdan geçen düşüncelere, isteklere dikkat etmemiz gerektiğini bir kez daha anladım. Öylesine ağzından çıkan bir dilek ya da aklından geçen bir düşünce gerçek olabilir. Ben bunu bir kere net biçimde deneyimledim. Çok enteresan ve önemli bir olaydı. Bana kalırsa, takıntı haline gelmemeli tabii ama konuşurken ve dilerken doğru ve pozitif kelimeleri kullanmak çok önemli. 
O zaman ne yapıyoruz? Bu yazıyı pozitif dileklerle bitiriyoruz. Yılın tamamlanmasına şurada az bir zaman kaldı. Güzelliklerle uğurlayalım kendisini. Aralık ayı hepimize uğurlu gelsin.


   
 
 
 







14 yorum:

  1. Yeni yaşın kutlu olsun. "Yaşsız Kadın" diyorum ben yaşıyla bir sorunu olmayan kadınlara. Benim de yok çok şükür. Neden daha gençmişim gibi davranayım ki, utanılacak bir şey mi yaptım yaş alarak? Yaş almaktan kimse kaçamaz. Hep genç görünmek gibi bir baskı var insanlara, özellikle kadınlara.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum:)
      Zaten artık kimse yaşını göstermiyor, niye o kadar geriliyorlar anlamıyorum.
      Sevgiler Kadriye...

      Sil
  2. Mutlu yıllar ve çok geçmiş olsun, umarım tez zamanda iyileşir ve yeni yıl herkese mutluluk getirsin, hastalara şifa dağıtsın, yoksullara para...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ediyorum. Ve güzel dileklere katılmamak mümkün değil:) Sevgiler Bahar...

      Sil
  3. Nice senelere. Sevdiklerinizle beraber güzel sağlıklı bir ömür :)

    Buradan beyefendiye de geçmiş olsun dileklerimi gönderiyorum. En önemli şey sağlık. Ben de keyifli bir ay geçirirken (tiyatrolar, konserler) bir diş ağrısı tuttu ki öldürdü beni. Uyusan uyuyamıyorsun. Bir şeye odaklanamıyorsun. Neyse ben de düzeldim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Of! Diş ağrısı da berbattır. Geçtiğine sevindim:)
      Güzel dilekler için çoook teşekkür ediyorum.

      Sil
  4. Umarım eşiniz sıkıntılarını bir an önce atlatır, geçmiş olsun. Yeni yaşınızın güzellikler, mutluluk ve huzur getirmesi dileklerimle, selam ve sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bir hafta epeyi sıkıntılıydı, yavaş yavaş azaldı:) Çok teşekkür ediyorum, benden de sevgiler...

      Sil
  5. Bir "yay" kadını daha :) Bu gezme tozma, tarih, arkeoloji merakından, sevecenlik, samimiyet durumundan belli zaten.
    Yok yok, ben de aynı burçtan olduğum içşn saymadım canım ;))

    Sevgiler, en iyi dilekler canım. Eşinize de geçmiş olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yay'lar iyidir iyi!:) Çok teşekkür ediyorum Tülin Hanım, öpücükler benden size...

      Sil
  6. Ben de geçen gün arkadaşlarla konuşurken neredeyse kırk olduk dedim. Hayır bilinçli de yapmadım , gayet doğru olarak düşünüyordum. Hahaha, elliye iki kaldı ama ben kalmışım bi tarihte. Hayır yaşımu söylemeye de bayılırım anlamadım kendimi :D

    Sevdiklerinle birlikte nice harika yıllar geçiresin, sağlıklı, mutlu, huzurlu, bol gezmeli tozmalı, müzeli, kitaplı :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Zaten yaşını göstermediğin için yanlışlık göze batmamıştır bence:)
      Hepsi birbirinden güzel dileklerine çok teşekkür ediyorum:)

      Sil
  7. Aileden biri hastalanınca zaten tüm bireyler sanki hasta
    gibi oluyor. tüm ailenin keyfi kaçıyor. Oyüzden hep sağlık
    önemli derim. diğer sorunların üstesinden geliniyor bir şekilde. Allah şifa versin
    eşine, zamanla toparlanır zaten. Yeni yaşın kutlu olsun aynı
    yaştayız sayılır ben de 73 lüyüm. inkar etmeye çalışsakta
    kabullenmesekte yıllar geçiyor işte. anlamsız şeyler
    bunlar kabul et yada etme insan kendini kandırıyor.
    yaş ilerledikçe halimizi kabul etsek kendimiz açımızdan
    yararı var bence..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın, önce sağlık. Çok teşekkürler Buket. Henüz her şeyi yiyemese de epeyi toparladı. Hattâ oğlanın doğum günü için yanına gideceğiz kısmetse:)
      Yaş konusunda da aynı fikirdeyiz. Kabul etsen ne olur etmesen ne olur, durum belli:)

      Sil

Yorumu olan?