12 Ağustos 2015 Çarşamba

BU YAZ KARADAĞ'DA...

    Türklerden vize istemeyen ülkelerin hastasıyız dedik ve bu yaz tatilimizi Karadağ'da geçirmeye karar verdik. Orijinal ismiyle Montenegro'da... Her ikisi de aynı anlama geliyor zaten ve bu deyişi bu küçük Balkan ülkesini kuşatan dağların, ormanların koyu renginden alıyor.
    Karadağ, dağılan eski Yugoslavya'nın bir parçası. Önce Sırbistan-Karadağ şeklinde oluyor bu ayrılma. 2006 yılında yapılan bir referandum sonucuna göre Sırbistan'dan da kopuyor ve bağımsız bir ülke oluyor Karadağ. 700.000'i bulmayan nüfusunu daha çok yüzde 43 oranla Karadağlılar ve yüzde 32 oranla Sırplar oluşturuyor. Gerisi Boşnaklar, Arnavutlar ve Hırvatlar şeklinde dağılıyor. Bu coğrafyada M.Ö 6.yy.'da Arnavutlar'ın atası olarak bilinen İlliryalılar'ın olduğu biliniyor. Daha sonra Slavlar geliyor. Roma, Bizans, Venedik, Osmanlı hakimiyeti derken Karadağ dediğimiz ülke ve halkı oluşuyor. "Osmanlıların hakimiyeti" dedim ama aslında hiçbir zaman tam hakimiyet sağlanamamış Karadağ'da. 1.Murat zamanında başlamış yoklamalar. İlk fetihler 
Fatih Sultan Mehmet zamanında gerçekleşmiş. Bu tarihten 19.yüzyılın sonlarına doğru yaşanan Osmanlı - Rus Savaşı'nın bitimine kadar olan süre zarfında, farklı yerlerinde farklı şiddette sözü geçmiş Osmanlı'nın. Çok direnmiş Karadağ halkı. Bu yüzden özerlik verilmiş. Bir tür piskoposluk sistemiyle yönetilmiş. Örneğin bugün başkent Podgorica'da mimari açıdan Osmanlı İmparatorluğu'nun izini sürmek mümkünken, Kotor gibi şehirlerde bunu görmek olanaksızdır. Özellikle bu şehir inanılmaz direnmiş Osmanlı'ya. Kotor Körfezi'ne açılan boğazın girişine zincirler çekecek kadar hem de. Bu yüzden hala o bölge Türk Boğazı olarak anılmakta. 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nda Ruslar'ın yanında yer alan Karadağ, savaş sonrasında bağımsızlığını kazanmış. İlginçtir ki bağımsız Karadağ'ı ilk tanıyan Osmanlı İmparatorluğu olmuş ve bu tarihten sonra iki ülke arasındaki ilişkiler hiç olmadığı kadar iyi yönde seyretmiş. Tarihten sonra sıra geldi coğrafyaya:) Çok az bahsedecek olursak, adının hakkını veren Karadağ'da 2000 m.'nin üzerinde 70 tepe varmış ve bitki çeşitliliğinin zenginliğiyle bu konuda dünya literatüründe yer almaktaymış. Güney kısmı Adriyatik kıyılarında yer aldığı için yaz turizmi, yüksek yüksek tepelerinden dolayı da kış turizmi gelişmiş. 
Dans Eden Kız heykeli. Budva.

    Bizi bu yaz asıl ilgilendiren, ülkenin Adriyatik kısmıydı. Bol bol yüzeriz, hem de o arada biraz tarihi havayı soluruz, Budva'nın ve Kotor'un eski şehirlerinde keyif çatarız dedik:) Öyle de oldu nitekim. Aslında bu ikisi dışında gezip görülecek çok güzel şehirleri de var Karadağ'ın. Ancak çok dağılarak yıllık deniz hakkımızı tüketmek istemedik. Gitmeden önce gerekli araştırmayı yaptım ve Budva'nın çok eğlenceli ve gençlere yönelik; Kotor'un ise doğal güzelliğe sahip, huzurlu, sakin ve biraz daha orta yaşa hitap ettiğini okudum, dinledim. Bana sorarsanız (ki yazıyı ben yazdığıma göre saçma oldu aslında:)) "Evet, Budva daha eğlenceli, Kotor daha güzel" derim. Ancak yaş sınırlamasına katılmıyorum. Budva'da her yaş gurubundan turist olduğu gibi, Kotor'da yalnızca orta yaşlılar yoktu. Kotor'daki turist oraya bilinçli olarak UNESCO korumasındaki bir şehri görmeye gelmiş kaliteli gezginlerden oluşuyordu. Ve bunlar dünyanın her yerinden (daha çok Avrupa ve Amerika) , her yaşta insanlardı. Genç çoktu. Budva gezginleri ise daha çok yerli turistler, Sırplar, civar Balkan ülkelerinin vatandaşları ve Ruslar'dan oluşuyordu. Kotor'da İngilizce anlaşmak daha kolayken, Budva'da İngilizce bileni bulmak zordu. Rusça ikinci dil gibiydi. Türkiye'ye artık gelmeyen Rus turistin nereye gittiğini anlamış olduk.
    7 gece Budva'da, 1 gece Kotor'da kaldık. Aslında Kotor'un daha güzel olduğunu düşünüp ilk önce tam tersini ayarlamıştık. Ancak diğer gezi bloglarına baktık baktık "Ya Orhun sıkılırsa?" diye düşündük. (Bilmeyenler için söyleyeyim, kendisi 17 yaşında). Ağırlığı Budva'ya verdik. 1 gün de Kotor'u gezeriz dedik. Pişman olduk mu? Aslında olmadık. Budva gerçekten cıvıl cıvıl. Sıkılmak olası değil. Ama Kotor da çok güzel, çok etkileyici. Bayıldım. İnşallah tekrar gitmek kısmet olur.
Kotor. Eski Şehir.

    THY'nin belirli günlerde 2 kere olmak üzere her gün başkent Podgorica'ya seferi var. Biz çarşamba günü öğle saatlerindeki uçağa bindik. Yaklaşık 1 saat 40 dakikalık uçuştan sonra Karadağ'daydık. Saatlerimizi 1 saat geri aldık. Dediğim gibi vize derdi yok. Rahatlıkla giriş yaptık ülkeye. Uçaktan iner inmez inanılmaz sıcak bir ortama düştük ki ben bu yaşıma kadar bu kadar sıcağını gerçekten görmedim. Türkiye'de de birkaç gün sonra aynı sıcaklar başladı, biz döndüğümüzde de devam ediyordu 
(aslında hala devam etmekte) ama orası bir başkaydı. Diğer şehirlerimiz için bir şey diyemem ama benim gözlemlediğim, İstanbul'dan birkaç derece daha yüksekti sıcaklık. Kalbimin teklediğini hissettiğim anlar oldu, o kadar söyleyeyim. Bu kadar sıcak olabileceğini tahmin etmemiştim. "Bu yıl biraz daha sıcak ama genelde sıcaktır zaten" dediler. Daha önce aynı tarihlerde Dubrovnik'te gayet ılıman bir hava gördüğümüz için Karadağ da aynıdır herhalde diye düşünmüştüm. Öyle değilmiş. 
Bu aşamada coğrafi bilgileri yoklamak lazım:) Kısacası çok sıcak sevmeyenler haziran ve eylül aylarını tercih edebilirler. Sıcak hava çok zorlayıcı oluyor. Özellikle son gün Kotor'da gezerken deneyimledik bunu.
    Uzun bir başlangıç yaptım Karadağ gezisine. Anlatacak şey çok. O yüzden ben bu gezi yazısını bölmeliyim sanırım. Sırf Budva'nın plajları bile bir yazı oluşturur. Bundan sonrasını Budva ve Kotor olmak üzere iki kısımda toparlamaya çalışacağım. Budva'da görüşmek üzere.


İlgili Diğer Yazılar: BUDVA... HERKES İÇİN EĞLENCELİ
                               KOTOR... O GÜZEL VE BİLGE BİR HANIMEFENDİ...







8 yorum:

  1. Ah Balkanlar Ahh! Ne kadar Gezsen Doyulmaz :)

    YanıtlayınSil
  2. aaaa nası gittiniz yaa. turla mı kendiniz mi. kalacak yer ucuz mu. aa du gideyim yaaa :) uçak kaç liraaaa :)

    YanıtlayınSil
  3. yani sonbaharda gitmek daha mı iyi olur. yemek içmek gezmek ucuz mu. otel ne kadar. hiç ilgilenmediğim yerler ya.ama gideyim yaaa.

    YanıtlayınSil
    Yanıtlar
    1. Denize girecek kadar sıcak olan ama rahat gezecek kadar sıcak olmayan bir havada gidilse iyi olur sanırım:) Eylül başı mesela?

      Sil
  4. Ne güzel bir tatil geçirmişsiniz.Ben 2 sene evvel gitmiştim Budva ve Kotor'a. Benim favorim Kotor olmuştu :)

    YanıtlayınSil
  5. aklımda artık giderim düşünüyooom :)

    YanıtlayınSil

Yorumu olan?